DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

16 Mayıs 2008 Cuma

On 21:20 by Murat Kahraman in , , ,    4 comments
Bir süredir üzerinde çok yoğun şekilde çalıştığımız ekolay oyun’un yeniliklerini sonunda bugün yayına alabildik.

Yeni neler mi yaptık?

Bütün oyun servisinin tasarımı baştan aşağı değiştirdik. Yeni tasarımımız, çalışmalarını çok beğendiğim ve ileride adını bolca duyacağımıza emin olduğum Halit Görgeç’ten:


Geçtiğimiz aylarda hayata geçirdiğimiz Zylom işbirliğinden sonra, bu seferde dünyanın önde gelen oyun üreticilerinden biri olan BigPoint ile yeni bir işbirliğine başladık. Bu işbirliği kapsamında 10 adet browser tabanlı yüksek kaliteli çok kullanıcı oyunu yayına aldık. Farklı senaryolara sahip MMORPG ve arena oyunlarının yanısıra 3 adet menajerlik oyunu sayesinde bizim için yeni bir oyuncu kitlesine de artık hizmet verebileceğiz.

İster bilgisayara karşı, ister gerçek rakiplere karşı 3 boyutlu futbol, basketbol ve buz hokeyi oynayabileceğiniz Action League ise benim kişisel favorim :)


Üzerinde çalışmaya devam ettiğimiz yeniliklerimizle daha fazla oyun severi sevindirmeyi planlıyoruz. Bizi takip edin ;)


1 Mayıs 2008 Perşembe

On 21:07 by Murat Kahraman in , ,    2 comments
Bugün, Türkiye’de dijital oyun ve oyuncularla ilgili hazırladıkları bir belgesel için Eray Ant, ekolay’dan Aslı Yerdekalmazer ve benimle online oyuncu profilleri üzerine bir röportaj yaptı. Eğlenceli bir röportaj olmasının yanı sıra ülkemizde böyle çalışmalar yürüten gençlerle tanışmak ayrıca oldukça keyif verici oldu.

Eray Başkent Üniversitesi’nde öğrenci ve Türkiye’de bir ilk olan bu bağımsız belgesel çalışmasını çoğunluğu öğrencilerden oluşan ve son derece profesyonel bir ekiple beraber yürütüyor.

Oyunlar ve oyun alışkanlıkları konusunda bazı yanlış anlaşılmaları, özellikle de anne ve babaların çocuklarının oyun oynamasına olan bakış açılarını değiştirebilecek bu çalışmada; Türkiye’de dijital oyun piyasasında yer alan önemli firmaların ve uzmanların görüşleri alınarak, farklı oyun çeşitleri ve mecralara göre oyuncu profilleri incelenecek.

Bizim de tamamlanmış halini merakla beklediğimiz belgeseli 20 Mayıs 2008 tarihinde Başkent Üniversitesi Dijital Oyuncu Paneli'nde izleyebilirsiniz. Dağıtımı veya yayınıyla ilgili başka bilgiler elime geçtikçe buradan paylaşacağım.

30 Nisan 2008 Çarşamba

IAB UGC, Sosyal Medya ve Reklamcılık üzerine bir rapor hazırlamış. Konuyla ilgili olanlar için faydalı bilgiler var:



İsterseniz raporu buradan indirebilirsiniz.

17 Nisan 2008 Perşembe

On 10:41 by Murat Kahraman in , ,    1 comment
Pek çok açığı bulunmasına ve sonuçlarının son derece tartışılabilir olmasına rağmen Alexa halen global bazda web sitelerinin trafiğini karşılaştırmakta kullanılabilen tek araç. Özellikle Türkiye’de hiçbir benzeri hizmetin bulunmamasından dolayı reklamverenlerin, ajansların ve web yatırımcılarının kullanabildikleri az sayıda veriden belki de en önemlisi.

Şimdiye kadar Alexa’yla ilgili en çok tartışılan konu sıralamanın sadece Alexa toolbar kullanıcılarının sağladığı verilere dayanarak yapılmasıydı. Alexa toolbar kullanan kişilerin toplam internet kullanıcıları için doğru bir örneklem olamayacağı son derece ortadaydı.

Bu çekincelere Alexa’da hak vermiş olmalı ki dün sıralama sistemlerini değiştirdiklerini açıkladılar.

En önemli değişiklik artık Alexa Toolbar haricinde farklı kaynaklardan verilerin sıralama hesaplamalarında kullanılacak olması. Alexa bu yeni kaynakların neler olduğu konusunda bir açıklama yapmamış ancak daha fazla kaynak kullanılarak daha doğru ölçümleme yapılması için bir avantaj sağladıklarını söylüyorlar.

Aynı şekilde algoritmalarını da daha geniş bir internet kullanıcı kitlesinin ilgi ve internet kullanım alışkanlıklarını yansıtacak şekilde geliştirmişler.

Benim takip ettiğim sitelerin sıralamalarında, geçmiş verilerin bulunmaması haricinde, bir farklılık gözleyemedim. Geçmiş için ise şu an için sadece 9 aylık veriler bulunuyor ancak bütün veriler tekrar hesaplanarak önümüzdeki haftalarda raporlara eklenecekmiş.

Umarım Alexa’nın bu yenilikleri ile daha doğru sonuçlara ulaşabiliriz.

10 Nisan 2008 Perşembe

On 21:20 by Murat Kahraman in ,    No comments
O'Reilly Radar'daki bu yazıda, Fransız Le Monde gazetesinin farklı kıtaların sosyal ağ tercihleriyle ilgili hazırladığı bir çalışmaya rastladım. Çok ayrıntılı olmamakla birlikte genel eğilimleri göstermesi açısından ilgi çekici:


*Grafiklerdeki rakamlar milyon saat/ay değerlerini gösteriyor.


25 Mart 2008 Salı

On 21:33 by Murat Kahraman in , , , ,    2 comments
Türkiye’de e-ticaret hacmi Bankalararası Kart Merkezi raporlarına göre 2007 yılında %150 büyüme göstererek 5.5 milyar YTL’yi geçmiş. Alışveriş hacmi her yıl ikiye üçe katlanarak büyürken e-ticaret sektörünün büyümesi ise malesef aynı hızda olmuyor.

İnternette daha çok ve daha çeşitli e-ticaret girişimleri görmeyi beklerken birkaç büyük sitenin sektörde tekelleşmesi ve bunlarla rekabet etme amacıyla ortaya çıkan ve birbirinden elle tutulur hiçbir farkı olmadığı için rekabeti fiyata taşımak dışında bir etki yaratamayan küçük oyuncular dışında bir gelişme gözlemleyemiyoruz.

Farklılaşmayı becerebilen çok az sayıda girişim ise ya altivi gibi alışverişten daha çok bir şans oyunu ya da her gün tek ürün satan bendeistiyorum ve indragandi tarzında ihtiyaçlarınızı gidermekten çok fırsat ürünlerini değerlendirmek üzerine kurulu. İstediğiniz ürünü, istediğiniz zaman alabileceğiniz ancak e-ticaret modeli olarak fark yaratabilen bir girişim şu an için yok.

Yeni bir oyuncunun bu çetin ve oldukça dengesiz sektörde büyümesi veya en azından ayakta kalabilmesi için nelere dikkat etmesi gerekiyor?

İlk olarak akılda tutulması gereken önemli bir konu online alışverişin en büyük rakibinin diğer e-ticaret sitelerinin değil, geleneksel offline alışveriş olması.

Geleneksel alışverişin ürünü çıplak gözle görme, fiziksel temas ve inceleme ve belki de en önemlisi hemen teslimat gibi avantajları halen online alışverişin ikincil alternatif olarak görülmesine sebep oluyor.

İnternette ise mevcut modellerden belirgin bir fark yaratamayan e-ticaret denemeleri için en ciddi tehdit, müşterileri tanıdıkları ve güvendikleri büyük sitelerden ayıramamaları.

Bu iki büyük engeli aşmanın yolu ise şu soruya tatmin edici bir yanıt bulabilmek:

“Neden müşteriler benim sitemden alışveriş yapmalı? Neden bir mağazaya gitmek veya diğer büyük, tanınan ve güvenilir e-ticaret siteleri yerine benim sitemi tercih etmeli?”

Bu sorulara mantıklı ve elle tutulur bir yanıt bulunamadığı sürece yeni bir e-ticaret girişiminin bu ortamda barınabilmesi çok da kolay görünmüyor.

Ülkemizde e-ticaretin farklı modeller ve girişimler açısından halen son derece bakir olduğunu düşünüyorum ve bu alanda daha parlayacak bir çok yıldız bizi bekliyor.