DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

Web Girişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Web Girişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2008 Salı

On 21:33 by Murat Kahraman in , , , ,    2 comments
Türkiye’de e-ticaret hacmi Bankalararası Kart Merkezi raporlarına göre 2007 yılında %150 büyüme göstererek 5.5 milyar YTL’yi geçmiş. Alışveriş hacmi her yıl ikiye üçe katlanarak büyürken e-ticaret sektörünün büyümesi ise malesef aynı hızda olmuyor.

İnternette daha çok ve daha çeşitli e-ticaret girişimleri görmeyi beklerken birkaç büyük sitenin sektörde tekelleşmesi ve bunlarla rekabet etme amacıyla ortaya çıkan ve birbirinden elle tutulur hiçbir farkı olmadığı için rekabeti fiyata taşımak dışında bir etki yaratamayan küçük oyuncular dışında bir gelişme gözlemleyemiyoruz.

Farklılaşmayı becerebilen çok az sayıda girişim ise ya altivi gibi alışverişten daha çok bir şans oyunu ya da her gün tek ürün satan bendeistiyorum ve indragandi tarzında ihtiyaçlarınızı gidermekten çok fırsat ürünlerini değerlendirmek üzerine kurulu. İstediğiniz ürünü, istediğiniz zaman alabileceğiniz ancak e-ticaret modeli olarak fark yaratabilen bir girişim şu an için yok.

Yeni bir oyuncunun bu çetin ve oldukça dengesiz sektörde büyümesi veya en azından ayakta kalabilmesi için nelere dikkat etmesi gerekiyor?

İlk olarak akılda tutulması gereken önemli bir konu online alışverişin en büyük rakibinin diğer e-ticaret sitelerinin değil, geleneksel offline alışveriş olması.

Geleneksel alışverişin ürünü çıplak gözle görme, fiziksel temas ve inceleme ve belki de en önemlisi hemen teslimat gibi avantajları halen online alışverişin ikincil alternatif olarak görülmesine sebep oluyor.

İnternette ise mevcut modellerden belirgin bir fark yaratamayan e-ticaret denemeleri için en ciddi tehdit, müşterileri tanıdıkları ve güvendikleri büyük sitelerden ayıramamaları.

Bu iki büyük engeli aşmanın yolu ise şu soruya tatmin edici bir yanıt bulabilmek:

“Neden müşteriler benim sitemden alışveriş yapmalı? Neden bir mağazaya gitmek veya diğer büyük, tanınan ve güvenilir e-ticaret siteleri yerine benim sitemi tercih etmeli?”

Bu sorulara mantıklı ve elle tutulur bir yanıt bulunamadığı sürece yeni bir e-ticaret girişiminin bu ortamda barınabilmesi çok da kolay görünmüyor.

Ülkemizde e-ticaretin farklı modeller ve girişimler açısından halen son derece bakir olduğunu düşünüyorum ve bu alanda daha parlayacak bir çok yıldız bizi bekliyor.

19 Eylül 2007 Çarşamba

On 14:21 by Murat Kahraman in , , ,    No comments

Geçtiğimiz iki gün boyunca TechCrunch ve Jason Calacanis’in ev sahipliği yaptığı ve 40 yeni web girişiminin ürünlerini sunarak 50.000 dolarlık para ödülü için yarıştıkları TechCrunch40 Konferansı gerçekleştirildi.

Ödül için yarışan 40 yeni ürünün yanı sıra 100 farklı firmanın tanıtım yaptığı demopit, Yahoo, AOL ve Google gibi büyük firmaların yeni ürünlerinin ilk duyurularını yapmak için TechCrunch40’ı tercih etmesi ve David Filo, Chad Hurley, Mark Zuckerberg ve Guy Kawasaki gibi isimleri de içeren konuşmacı konuklar konferansı son derece ilgi çekici hale getirirken, canlı blog yayınları sayesinde katılım şansı bulamayan izleyiciler dünyanın her yerinden oturumları takip edebildiler.

Bu yıl Yahoo öğretmenler için kaynak paylaşım hizmeti sunan Yahoo Teachers, AOL ise farklı sitelerde bulunan tüm multimedia içeriklerinizi birleştirerek paylaşabilme hizmeti sunan Bluestring servislerinin tanıtımını yaparken Google ise uzun süredir konuşulan ve Powerpoint’e rakip olacak online sunum hazırlama hizmetini Google Dökümanlar servisi içinde hizmete soktuğunu duyurdu.

Diğer bir gelişme ise Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in yatırımcıları tarafından sağlanan 10 milyon dolarlık bir fonu fbFund adı altında Facebook uygulamaları geliştirenler için ayırdıklarını açıklaması oldu. Bu fon uygulama geliştiricilere 25.000 – 250.000 dolar aralığında bağışlar şeklinde dağıtılacak. fbFund, Google’ın iGoogle için gadgets geliştiricilerine yatırım olarak finansman olanakları sunduğu Google Gadgets Ventures programının karşında finansmanın özellikle yatırım olarak değil de bağış olarak sunulması açısından güçlü bir rakip olacağa benziyor.

Yarışan girişimler arasında benim en beğendiklerim ise şunlar oldu:

- Kullanıcıların online bir araç vasıtasıyla kendi müziklerini yapmalarını ve kaydettikleri eserlerini paylaşmalarını sağlayan Musicshake

- Programlama veya veritabanı yönetimi bilgisine gerek duymadan web tabanlı uygulama geliştirme hizmeti veren app2you

- Reklam yayıncıları ve online reklam ağları arasında bir meta ad server işlevi görerek, yayıncılara tüm reklamlarını tek elden yönetme ve gelir maksimizasyonu hizmeti sağlayan Pubmatic

- Google Analytics tarafından ölçülemeyen gün başına yeni hesap sayısı, veritabanı boyutu gibi eposta trafiklerini de kapsayan sunucu istatististiklerini ölçme servisi Gotstatus

- Metinlerin yerini videonun aldığı bir wiki uygulaması olan ve diğer kullanıcıların da katkılarıyla videolar hazırlanabilen Kaltura

50.000 dolar ödülü ise bir kişisel finans yönetim servisi olan Mint kazandı.

Bu yıl TechCrunch40’ın benim için en önemli olayı ise yarışan girişimler arasında bulunan bir Türk firması bulunmasıydı.

Befunky, resimlerinizi karikatürize veya manipüle ederek, avatar, karikatür ve çizgi roman oluşturarak bunları blog, facebook, myspace gibi ortamlarda kullanmanıza izin veren bir servis ve Wiseshot firmasına ait.

Bu tarz büyük organizasyonlarda daha fazla yerli girişimin boy göstermesi hem diğer global düşünen girişimcilerimizin motivasyonu açısından hem de internet sektöründe ülkemizinde bir payı bulunabilmesi için son derece önemli.



11 Nisan 2007 Çarşamba

On 14:35 by Murat Kahraman in , , ,    No comments
Hepimiz D. Garvin’in “Ölçemiyorsan, yönetemezsin” sözünü defalarca duymuşuzdur. Peki gerçekten iyi bir ölçümleme yapmak için neler gerekiyor?

Ölçümlemeye başlamadan önce amaçların belirlenmesi önemli. İkinci adım olarak, belirlediğimiz amacı doğrudan izlememizi sağlayan veya etkileyen değişkenlerle ilgili verileri toplamalı ve saklamalıyız.

Aşağıda bir web girişimi için önemli kabul edilebilecek bir kısım amaçlar ve bu amaçlara yönelik ölçümlenebilecek veriler sıralanmıştır:

Üçüncü ve bence en önemli adım ise tüm bu verilerin analizidir.

Analiz aşamasını oluşturan adımlar ise şu şekildedir:

1. Verilerdeki değişimlerin izlenmesi

2. Bu değişimlerin olası sebeplerinin tahmin edilmesi

3. Müdahale edilmesi gereken durumlarda, hedefler doğrultusunda ilerlenebilmesi için gerekli eylemlerin planlanması ve uygulanması

4. Değişim trendlerine ve tahminlere göre geleceğe yönelik önlemlerin alınması

Ölçümleme ve analiz, önemli olduğu kadar uzmanlık gerektiren konulardır ve bir girişimin başarıya ulaşabilmesi için kesinlikle göz ardı edilmemeleri gerekmektedir.