16 Mayıs 2008 Cuma
Bütün oyun servisinin tasarımı baştan aşağı değiştirdik. Yeni tasarımımız, çalışmalarını çok beğendiğim ve ileride adını bolca duyacağımıza emin olduğum Halit Görgeç’ten:
Geçtiğimiz aylarda hayata geçirdiğimiz Zylom işbirliğinden sonra, bu seferde dünyanın önde gelen oyun üreticilerinden biri olan BigPoint ile yeni bir işbirliğine başladık. Bu işbirliği kapsamında 10 adet browser tabanlı yüksek kaliteli çok kullanıcı oyunu yayına aldık. Farklı senaryolara sahip MMORPG ve arena oyunlarının yanısıra 3 adet menajerlik oyunu sayesinde bizim için yeni bir oyuncu kitlesine de artık hizmet verebileceğiz.
İster bilgisayara karşı, ister gerçek rakiplere karşı 3 boyutlu futbol, basketbol ve buz hokeyi oynayabileceğiniz Action League ise benim kişisel favorim :)
Üzerinde çalışmaya devam ettiğimiz yeniliklerimizle daha fazla oyun severi sevindirmeyi planlıyoruz. Bizi takip edin ;)
16 Nisan 2007 Pazartesi
Fotokritik sayesinde fotoğrafçılık ve fotoğraf paylaşımı konularında büyük tecrübeye sahip olan ekip, negatif.com sayesinde daha geniş kitlelere hizmet sunabilecek.
Şu anda yayında olan versiyonu kendileri “ısınma versiyonu” olarak adlandırıyorlar ve kullanıcıların eğilim ve arzularına göre sitenin gidişatının belli olacağını belirtiyorlar.
Negatif.com’un tasarımını son derece şık buldum. Sinemalar.com’un başarısı, bu çizginin korunmasını sağlamış gibi görünüyor.
Başlangıç versiyonu olarak kullanımı kolay ve insanın kendisini rahat hissettiği bir site olmuş.
Benim eğilim ve arzularıma gelirsek, Nokta ekibinin bunları zaten planladığına emin olmakla birlikte, şu şekilde sıralayabilirim:
- Siteye upload ettiğim fotoğrafları organize edebilmem için bir araç.
- Organize ettiğim fotoğraflardan veya sitede beğendiğim diğer fotoğraf ve etiketlerden albümler yaratmak ve bu albümlere özel URL’ler oluşturarak fotoğraf paylaşımı yapabilmek.
- Sınırlı paylaşım alanları yaratarak sadece izin verdiğim kullanıcıların görüntülemesini isteyeceğim fotolarımı da upload edebilmek.
- Flickr’ın “bagde”leri şeklinde bir uygulama ile kendi veya favorileri fotoğraflarımdan oluşturduğum albümleri blog ve diğer sitelerimde yayınlayabilmek.
- Diğer kullanıcıların albümlerini ve son ekledikleri fotoları takip edebilmek için RSS desteği.
2 Mart 2007 Cuma
Genellikle bir işe girişirken hepimiz bulunduğumuz sektörün en büyüğü olma hayalini kurarız ama en büyük olmak hatta büyük olmak her zaman iyi midir?Girişimler büyüdükçe biraz büyülerini kaybediyorlar. Çok büyük firmaların çıkardığı birçok servisin yeterli ilgiyi görmediğini, hedeflediği noktalara ulaşamadığını sıklıkla görüyoruz.
Bu girişimlere ayrılan büyük bütçeler ve çok geniş tanıtım olanakları çoğu zaman başarılı olmak için yeterli olmuyor.
Başarısızlığın nedenlerini ortaya koymak için önce küçük servislerin nasıl daha büyük başarı yakaladıklarını incelemek gerekiyor.
Küçük bir girişim, genel olarak küçük ama birbirine daha sıkı bağlı bir ekip tarafından ortaya konuluyor. Bu ekip ortaya koydukları işe büyük bir tutkuyla bağlı oluyor ve yaptıkları işin en iyisi olması konusunda büyük özen ve özveri gösterebiliyorlar.
Girişimcilerin işlerine tutkuyla bağlı olmaları, aynı tutkuyu kullanıcıların da paylaşmasına yol açıyor. Bu kullanıcılar, önce servisi sahipleniyorlar daha sonra da çok etkili viral pazarlama dalgaları yaratarak girişimin büyümesini sağlıyorlar.
İşte bu noktada büyürken, küçük gibi davranmaya devam edebilenler, başarılarını sürdürebiliyorlar. Başarılı olduğunu düşündüğümüz, bugün çok büyük hale gelen girişimlere baktığımızda, küçükken nasıllarsa büyüyünce de aynı çizgi ve konsepti korumayı başarmış olduklarını fark edebilirsiniz.
Peki bunu nasıl başarabiliriz? Birinci olarak hedefimiz en büyük olmak değil en iyi olmak olmalıdır. İnsanlar her zaman en büyük olanı değil en iyi olanı tercih edeceklerdir.
Büyümekte de olsanız, çoktan büyümüş de olsanız, mutlaka işinizi küçükken olduğu kadar sevmeli ve heyecanla bağlı olmalısınız. Hiçbir kullanıcı işinize sizden daha büyük bir heyecanla yaklaşmaz.
Aynı heyecanı çalışanlarınızla da paylaşmanız gerekiyor. Büyük şirketlerin başarısız girişimlerinin nedeni genelde işe tutkuyla bağlı olmayan çalışanlardan kaynaklanmakta. Bir çalışanın işini kitabına uygun olarak ve teknik olarak hatasız yapması yeterli midir? Eğer işinize gerçekten tutkuyla bağlı kullanıcılarınız olmasını istiyorsanız, bu kullanıcılardan çok daha tutkulu çalışanlara ihtiyacınız var demektir.
Sonuç olarak başarılı olduğunuzda büyürsünüz ama bu büyüdükçe başarınızı koruyacağınız anlamına gelmiyor. Başarı, büyüdükçe küçük kalmayı başarabilmekten geçiyor...
13 Ocak 2007 Cumartesi
8 Ocak 2007 Pazartesi
Her servis teorik olarak kullanıcıları için bir katma değer yaratma amacıyla yola çıkmakta ve sunduğu hizmetin başarısı oranında da kabul görmektedir.
Eskidostuz.biz’e baktığımız zaman, sunduğumuz hizmet kullanıcılarımızı izini kaybettikleri eski dostlarıyla buluşturmak. Bu hizmetten faydalanırken, tüm kullanıcılar eskidostuz.biz ailesine katılarak, sosyal bir ağın bir parçası olmakta ve bu ağ kapsamında profiller, bloglar, gruplar gibi ek hizmetler sayesinde kendilerini ifade edebilme ve başta eski dostları olmak üzere, ortak geçmiş veya ilgi alanı bulunan diğer kullanıcılarla iletişim kurabilmekteler.
Eskidostuz.biz’e değer katan yazılımı, teknik altyapısı veya alan adı mıdır? Hayır! Eskidostuz.biz’e değer katan kesinlikle kullanıcılarıdır. Yeni kaydolan her üye, yaratılan her profil, yazılan her blog, açılan her grup ve en önemlisi bulunan eski dostlara atılan her mesaj, eskidostuz.biz’in değerini arttırmaktadır.
Aynı yazılımı, hatta daha iyisini yazmak mümkün, aynı hizmet alt yapısını sağlamak mümkün ama kullanıcıların kendi oluşturdukları sosyal ruhu sağlamak imkansız. Onun için her başarılı web 2.0 girişimi aslen eşsiz bir yapı oluşturmakta ve gerçek bir fark yaratmayan klonlarının hayatta kalma şansı neredeyse bulunmamaktadır.
21 Aralık 2006 Perşembe
Artık her şeyin web 2.0’a göre değerlendirilmesinin bana çok samimi gelmemesiyle birlikte genel tasarım trendleri olarak bakıldığında ilgi çekici bir yazı olduğu kesin.
Basitlik, navigasyon kolaylığı, içeriğin ön plana çıkarılması gibi maddelerin önemi bence tartışılmaz ve büyük ihtimalle daha uzun süre aranılacak nitelikler olacaktır ancak gözlerimiz degrade arka planlar, 3 boyut ve kristal efektli buton ve ikonlar, logolardaki yansımalar, standart ve sıradan etiket bulutlarından farklı tasarımlar aramaya başladı.
Biz eskidostuz.biz’in tasarımında basitliğe özen gösterdik ve bahsedilen web 2.0 ilkelerini açıkçası çok da göz önüne almadık. Bizim için ön planda olan kesinlikle kullanım kolaylığıydı. Sitenin işlevi nedeniyle navigasyon oldukça karışık bir yapıya sahipti ve bütün tasarımlarımızı kullanıcılarımızı en basit şekilde doğru alanlara yönlendirebilmeyi düşünerek yaptık.
Şu ana kadar aldığımız geri dönüşler son derece olumlu. Navigasyon ve yönlendirme konusunda oldukça deneyim kazandığımızı söyleyebilirim ve bu sayede yeni projelerimizde ve eskidostuz.biz üzerinde yaptığımız geliştirme çalışmalarında daha başarılı uygulamaları hizmete sunacağız.
Sonuç olarak zevkler ve renkler tartışılmaz. Özellikle kristal efektlerini ve degrade arka planları çok beğeniyor olmama rağmen bu kadar çok kullanılmasının biraz farklılık ihtiyacını ortaya çıkardığını düşünüyorum.
16 Aralık 2006 Cumartesi

Genel olarak oldukça sıcak bir ortamda geçen seminerin herkes için oldukça faydalı geçtiğine inanıyorum.Önce web 2.0’ın tanımı ile başlayan seminer, Türkiye’de başarılı olmuş web 2.0 girişimleri ve bunların değerleri üzerine hoş bir sohbetle devam etti.
Bu bölümde seminerde dinleyici olarak bulunan Nokta A.Ş. yetkililerinden, İzlesene sitesinin kendileri tarafından satın alındığını öğrendik. Bu gelişmenin her iki tarafa ve özellikle de İzlesene kullanıcılarına hayırlı olmasını dilerim.
Daha sonra benim kişisel olarak en çok ilgimi çeken kısım olan risk yatırımcılarının web girişimlerine bakış açısından ve yatırımcıların beklentilerinden bahsedildi.
Türkiye’de mevcut fırsatlarla ilgi tartışma sonrasında seminer sona erdi.
Son derece bilgilendirici olmanın yanı sıra hızlı ve eğlenceli geçen seminer, Arda Kutsal’ın 2.0 alışkanlığından olsa gerek dinleyicilerle oldukça etkileşimli bir şekilde sürdü.
Benim en beğendim yer ise örnek olarak eskidostuz.biz’den bahsedilen bölüm oldu :)
Bu seminer için Genç Girişimciler Kulübü ve Arda Kutsal’a çok teşekkürler.
13 Aralık 2006 Çarşamba
Eskidostuz.biz hikayeleri adı altıyla başlattığımız bu uygulamada kullanıcılarımızdan sitemiz sayesinde kavuştukları eski dostlarını, beraber yaşadıklarını resimleri ile beraber bize e-posta yoluyla göndermelerini istedik. Şu an hikayeleri biriktiriyoruz ve Ocak ayından itibaren yayınlamaya başlayacağız.
Eskidostuz.biz hikayeleri bölümümüzü sadece siz gönderin, biz yayınlayalım anlayışı ile değil çok daha katılımcı ve eğlenceli bir uygulama olarak yayınlamayı planlıyoruz.
Bu uygulamanın, projemizin kullanıcılarımız tarafından daha çok sahiplenilmesinin yanı sıra sitenin içeriğini zenginleştirerek site üzerinde daha çok vakit geçirilmesini sağlamasını umuyoruz.
İyi iş fikirleri genelde insanların kendilerinin veya çevrelerinin o anda ki ihtiyaçlarının karşılanması yönünde akla gelen çözümlerden ortaya çıkmaktadır. Buradan yola çıkarak, iyi iş fikirleri ve başarılı girişimlerin ihtiyaçları karşılamaya yönelik olduklarını söyleyebiliriz.İnsanların yeni ihtiyaçları hiç bitmeyeceğine göre ve yeni girişimlerin sonunun hiç gelmeyeceği kesindir. Ancak bunlardan bir kısmı büyük başarılar sağlayıp yatırımcılarını geleceğe taşırken, diğerleri ya yıllarca olduğu yerde sayacak ya da hayatını tüketip yok olacaktır.
Peki, bir girişimin başarılı olmasının kesin bir yolu var mıdır? Bir iş fikrinin iyi olup olmadığını anlamanın basit bir yolu var mıdır?
Bu konuda girişimcilikle ilgili bulabileceğiniz on binlerce kitap, makale, internet sitesi veya eğitimler hep aynı şeylerden bahsetmektedir.
Pazarı, ürünü, rakipleri içeren iyi bir ön araştırma, bu araştırmanın sonuçlarına dayanan iyi bir fizibilite çalışması, tüm bunlara daha geniş bir perspektifle bakılarak hazırlanmış eksiksiz bir iş planı, planı uygulamak için gerekli kaynak ve en önemlisi başarıya olan inancın bulunması bir işin başarıya ulaşması için mutlaka bulunması gereken etkenlerdir.
Bunlara ek olarak şans faktörünü de göz ardı etmemek gerekir, iyi şans işinizin hızlı şekilde ilerlemesine yardımcı olurken, şanssızlıklar önceden alınacak önlemlerle bertaraf edilebilir.
Tüm bunlar iş fikrinizi başarıya ulaştırmak için yeterli olmasa bile sizi başarılı olması mümkün olmayan bir fikre yatırım yapmaktan kurtarabilir.
Üzerinde çalışmaya değecek bir iş fikri nasıl olmalıdır? İyi bir iş fikri yenilikçi olmalıdır. Yeni olmak zorunda değildir ama yenilikçi olmak zorundadır.

Kuracağımız iş daha önce denenmiş olabilir. Eğer önceki deneme veya denemeler başarısız olmuşsa girişimci kendine şu soruyu sormalıdır: “Benim işimin daha önce başarısız olan girişimlerden farkı ne olacak ki bu sefer başarı yakalansın?”. Eğer aynı işi yapan başarılı olmuş başka girişimler bulunuyorsa soru şu şekilde olmalıdır: “Benim yarattığım fark ne olacak ki müşteriler hali hazırda başarılı olmuş bir iş varken beni tercih etsin?”. Eğer bu sorulara tatmin edici cevaplar verilebiliyorsa o iş fikri için zaman, emek ve para harcamaya değer.
Kuracağınız iş daha önce denenmemiş ise sormanız gereken sorular daha farklı olacaktır. Elinizde örnek olmadığı için bazı öngörüleri yapmak zor olacaktır, fikrin, hizmetin, ürünün lansman aşaması daha zorlu olacaktır, pazarlamada konumlandırma ve promosyon aşamaları sizi biraz daha zorlayabilir ancak tüm bu zorlukların karşısında en azından bir süre karşınızda rakibin bulunmayacak olması, pazarın kaymağının yenmesi aşamasını kaçırmamanız ve o işi ilk yapmanın tüm avantajlarına sahip olmanız sizi başarıya yakınlaştıracaktır.
Başarılı bir girişim, iyi bir bir iş fikri, iyi bir planlama ve çok çalışmaya bağlıdır. Başarılı olanlar ne ilk, ne de en büyük olanlardır, başarılı olanlar hep en iyi olanlardır.
Not: Türkiye’de girişimcilikle ilgili son derece ayrıntılı ve faydalı bir çok biligiyi KOSGEB Girişimciliği Geliştirme Merkezi’nin web sitesinde bulabilirsiniz. Özellikle yayınlar kısmının, yeni girişimcilere çok faydalı olacağına inanıyorum.
8 Aralık 2006 Cuma
Altın Örümcek Web Ödülleri, bence Türkiye’de internet içeriğinin gelişmesi açısından son derece önemli bir misyon üstlenmiş, konusunda halen tek olan ve internet kullanıcılarının dikkatle takip ettiği bir yarışmadır.Bu sene eskidostuz.biz’i ilk yayınlamaya başladığımızda aramızda Altın Örümcek’e de katılırız artık şeklinde sohbet ettiğimizi hatırlıyorum. Eylül ayında yarışma başvuruları kabul edilmeye başladığı zaman önce açıp kategorileri ve değerlendirme kriterlerini inceledik ve kriterleri teker teker gözden geçirdiğimiz zaman bu yarışmada kesinlikle yer almamız gerektiğine karar verdik. Bizi de kapsadığını düşündüğümüz bazı kategorilerden başvuruları gerçekleştirdik.
Bugün Altın Örümcek, ilk iki elemeyi geçip halk oylamasına kadar ulaşabilen siteleri açıkladı ve Servisler kategorisinde ilk 12 finalistin arasında olduğumuzu gördük.
Bu bizi iki açıdan çok mutlu etti. Birincisi çok genç bir proje olarak, uzmanlardan oluşan yarışma jürisi tarafından beğenilmiş olmak bizi sevindirdi. İkinci olarak ise rakiplerimizin genellikle Türkiye’nin en köklü ve en başarılı siteleri olması bizimde bu artık bu ligde ilerleyeceğimizin bir göstergesi oldu bizim için.
Şimdi bu son değerlendirmenin sonuçlarını bekliyoruz. Umarım burada sizlerle ödülü nasıl aldığımızı paylaşma şansımızda olur.
7 Aralık 2006 Perşembe
eskidostuz.biz adından da anlaşılabileceği gibi kullanıcılarını eski dostlarıyla buluşturmak için hazırlanmış bir sitedir. Kullanımı herkese açık ve tamamen ücretsizdir.Siteye üye olduktan sonra, üye veritabanından Ad, Soyadı, İlkokul, Ortaokul, Lise, Üniversite, Yüksek Lisans, Doktora, Kurs / Dershane, Askerlik, İşyeri, Meslek, Lakap, Hobi kriterlerinden arama yapılarak aranılan eski arkadaşlara ulaşılabilmekte, profillerinden bugünkü durumları hakkında bilgi edinilmekte ve istenirse site üzerinden mesaj gönderilebilmektedir.

Ayrıca sitede ortak geçmiş veya ilgi alanlarına sahip kişiler için gruplar oluşturma ve blog gibi hizmetlerde sunulmaktadır.
Arama
Takip Et
Blog Arşivi
-
►
2014
(1)
- ► Eylül 2014 (1)
-
►
2013
(5)
- ► Mayıs 2013 (2)
- ► Nisan 2013 (2)
-
►
2012
(5)
- ► Eylül 2012 (1)
- ► Şubat 2012 (3)
-
►
2011
(8)
- ► Aralık 2011 (1)
- ► Kasım 2011 (3)
- ► Eylül 2011 (3)
-
►
2010
(6)
- ► Eylül 2010 (1)
- ► Mayıs 2010 (2)
- ► Şubat 2010 (1)
-
►
2009
(26)
- ► Aralık 2009 (1)
- ► Kasım 2009 (3)
- ► Eylül 2009 (2)
- ► Ağustos 2009 (1)
- ► Temmuz 2009 (6)
- ► Haziran 2009 (2)
- ► Nisan 2009 (2)
-
►
2008
(26)
- ► Aralık 2008 (2)
- ► Kasım 2008 (4)
- ► Ağustos 2008 (4)
- ► Haziran 2008 (3)
- ► Mayıs 2008 (2)
- ► Nisan 2008 (3)
- ► Şubat 2008 (2)
-
►
2007
(52)
- ► Aralık 2007 (4)
- ► Kasım 2007 (1)
- ► Eylül 2007 (3)
- ► Ağustos 2007 (4)
- ► Temmuz 2007 (7)
- ► Haziran 2007 (7)
- ► Mayıs 2007 (1)
- ► Nisan 2007 (4)
- ► Şubat 2007 (2)
-
►
2006
(13)
- ► Aralık 2006 (13)
En çok Okunanlar
-
Google kendi reklam ürünü Adwords 'ün temel özelliklerinin anlatıldığı bir video hazırlamış. Son derece basit ve anlaşılır şekilde birço...
-
Çıplak Sohbetler , Robert Scoble ve Shel Israel tarafından yazılmış, bloglar dünyasının şirket ve kurumlar yönünü inceleyen bir kitap. Micro...
-
Japon tasarım firması Information Architects , Tokyo metrosunun haritasından yola çıkarak internetin en başarılı 200 sitesini içeren bir web...
-
Geçen hafta organizasyon açısından oldukça zengin bir hafta oldu. Salı günü, yaz için verilen aradan sonra tekrar başlayan Mobile Monday İst...


