13 Kasım 2007 Salı
Sosyal Medya her geçen gün iletişim kanallarımız ve dolayısıyla pazarlama araçlarımızda önemli bir paya sahibi oluyor. Özellikle benim gibi pazarlamanın online tarafına odaklanan profesyoneller için bloglar, wikiler, video, foto, sunum ve döküman paylaşım servisleri, Türkiye’de etkisini tüm gücüyle halen sürdüren forumlar ve e-posta grupları gibi mecralar iletişim konusunda büyük önem taşırken göz ardı edilemez fırsatlar ve tehditler oluşturuyor.İletişimin sosyal medya ayağında 4 aşamadan söz edebiliriz:
1. İlgisizlik Aşaması
İnternet dedikoduların inanılmaz bir hızla yayılması için mükemmel bir ortam sağlıyor. Bu pazarlamacılar için önemli bir ağızdan ağıza pazarlama aracı sunduğu gibi aynı zamanda tehlikeli sonuçlar doğurabilecek vakalara da uygun bir zemin oluşturuyor. Ünlü Danone örneğinde olduğu gibi bu aşamanın başarısız yönetimi geri dönülemez hasarla sonuçlanabiliyor.
2. Takip Aşaması
Sosyal medyanın önemini kavrayan her kurum bunun takip edilmesine büyük önem vermelidir. Bu izleme medya takip ve WOMM ajansları yardımıyla yapılabileceği gibi daha küçük bütçelere sahip kurumlar Google, Technorati ve diğer arama motorları veya Google Alert gibi araçlar kullanılabilir.
Takibi gerekenler ise şirket adı, şirketin web sitesinin adresi, markalar, ürün adları, varsa ürün web sitesi adresleri, kurum ve çalışan blogları ve yorumları ve rakiplerden oluşuyor.
3. İzleme ve Tepki Aşaması
Başarılı bir takip hakkımızda neler konuşulduğunu hızla öğrenmemize olanak verir. Hakkımızda konuşulanları izlemeye başladığımızda ise önemli olan bunlara nasıl tepki vereceğimizdir. Bu aşamada, kurumsal iletişim politikalarının gerektirdiği şekilde, sohbete katılmak gerekiyor. Kendi şirket ve ürünlerimize ilgili kulanıcılarımızı bizden daha iyi ve doğru olarak kimsenin bilgilendiremeyeceğini, tabii bunu web 2.0 konsepti içinde samimi ve açık şekilde yürüttüğümüzü varsayarak, düşünürsek tepki aşamasının önemi daha kolay kavranabilir.
Bu konuda sıcak bir örnek olarak LC Waikiki’nin hızlı bir tepki ve başarılı bir iletişim yönetimi sayesinde Danone benzeri bir karalama kampanyasını hasarsız şekilde atlamayı başarmasından bahsedebiliriz.
4. Dinleme Aşaması
Sosyal medyayı tekip etmek yeterli mi? Bu mecralardan çok sayıda samimi ve değerli geri bildirim almak mümkün ama paylaşımın bu kadar ön planda olduğu web 2.0 dünyasında kulanıcılarımızı ürünlerimiz hakkındaki fikirlerini bizimle paylaşma konusunda cesaretlendirmemek büyük kayıp olacaktır. Binlerce kullanıcıdan oluşan bir ürün kontrol ve ar-ge bölümüne çok düşük hatta sıfır maliyetle sahip olmak kim istemez ki.
İzlemek zorunlu ancak yeterli değil, günümüzde firmalar aktif olarak dinlemeyi de öğrenmek zorunda.
22 Ekim 2007 Pazartesi
10 Ekim 2007 Çarşamba
Bunlardan hepsini kullanmamış olsamda ilgimi çeken bir kısmını paylaşmak istedim.
Şablonlar:
templatr - İstediğiniz layout’a sahip şablonları kendiniz hazırlayabiliyorsunuz. Hazır şablonları düzenlemeye göre biraz uğraştırıcı ama özgün sonuçlar açısından etkili olabilir.
Butonlar:

My Cool Button - Güzel butonlar hazırlayıp kullanabilirsiniz.
Buttonator - Çok miktarda seçenek sunmasına rağmen kullanılabilir olanlar malesef ücretli.
Tabs Generator - Sekmeli bir yapı tercih ediyorsanız, bu siteye bir göz atın derim.
Logolar:
Logo tasarımı iletişim açısından oldukça önemli ve online hazır bir araç yerine profesyonel bir tasarımcıyla çalışmak gerekiyor ama ufak tefek işlerinizi görmek ya da bir parça eğlenmek için bu siteler faydalı olabilir.Web2.0 Logo Creatr - En klasik, belki de en çok bilinen web 2.0 logosunun sizin isminizle nasıl durduğunu görmek isterseniz bir deneyin.
Logo Creator - Flickr, Google, Yahoo benzeri logolarında bulunduğu eğlenci bir araç
Web 2.0 Free Logo Generator - Diğer bir web 2.0 logo tasarım aracı
Web 2.0 Stylr - En kullanılabilir araçlardan biri bu sanırım.
Arka Planlar:
Stripe Generator 2.0 - Son günlerin popüler arka planlarından olan şeritli görseller oluşturabileceğiniz son derece başarılı bir araç.
Stripe Designer - Şeritli arka planlar için diğer bir araç
Background Image Maker - Şeritli, noktalı, degradeli farklı arka plan resimleri oluşturabileceğiniz bir servis.
Tartan Maker - Ekoseli kumaş desenli arka planlar oluşturmak için tasarlanmış ama pek benim tarzım olduğunu söyleyemeyeceğim.
Diğer Araçlar:

Web 2.0 Badges - Online olarak son derece basitçe şık görünümlü rozetler hazırlayabiliyorsunuz.
Reflection Maker - Web 2.0’ın vazgeçilmez yansıma efektini kendi görsellerinize uygulayabilmeniz için online bir araç.
Blogger Eklentileri:
Bloggers' Add-Ons - Oynaya oynaya sıkılamayacağınız bol bol blogger eklentisi bulabilirsiniz.
JotForm - İletişim formu, dosya yükleme formu ve daha birçok formu oluşturup, host edebileceğiniz benim favori servislerimden biri.
Bu araçlar, eklentiler ve hazır içerik yönetim sistemleri sayesinde yakında profesyonel tasarımcı ve yazılımcılara ihtiyaç duymadan son derece gelişmiş servisleri yayına almamız mümkün olabilecek gibi görünüyor.
5 Eylül 2007 Çarşamba
Nisan sonlarında haberdar olduğumuz, Microsoft’un Flash rakibi yeni ürünü Silverlight’ın tam destekli 1.0 sürümü artık resmi olarak kullanıcılara sunulmuş.Zengin internet uygulamaları (RIAs) için yeni bir platform yaratan Silverlight, tüm tarayıcıların yanı sıra Windows, OS X ve Novell adlı şirketle yapılan işbirliği sayesinde Linux’la uyumlu şekilde çalışabiliyor.
Silverlight’la beraber Microsoft bu platformda çalışan birkaç uygulamayı da yayına almıştı. İnternet üzerinden interaktif canlı TV yayını yapılmasını sağlayan LiveStation, mashup, gadget ve başka uygulamaların Yahoo Pipes benzeri bir şekilde oluşturulduğu ve artı olarak site tasarımı ve sosyal paylaşıma olanak sağlayan PopFly, farklı bir arama ara yüzü ile arama sonuçlarını görüntüleme, saklama ve paylaşma olanağı veren bir arama sitesi olan Tafiti, bunlardan ilkleri.
Bu üç servis Silverlight’ın gücünü ve potansiyelini gösterirken, Microsoft ürünleri Web 2.0 platformlarında bundan böyle daha çok yer alacak gibi görünüyor.
21 Ağustos 2007 Salı
15 Temmuz 2007 Pazar
25 Mayıs 2007 Cuma
Eğer sitenize ait bir bloğunuz yoksa ya da içeriğinizi wikilere kaydetmediyseniz, arama motoru sıralaması açısından rakiplerinizin gerisinde kalmanız yüksek bir ihtimal. Bir site blogu, kurumsal bir blog veya site içeriğinizin kullanıcılarınızın blogları arasında popüler olması ve sitenize buralardan bol link verilmesi arama motorlarında yukarılara çıkmanıza ve bir çok yeni kullanıcıya ulaşmanıza yardımcı olacaktır.
Malesef Web 2.0’ın hayatımıza soktuğu zengin kullanıcı arayüzlerinin büyük çoğunluğu, sitenizi endeksleyecek olan arama motoru robotlarının işini pek de kolaylaştırmıyor. AJAX, Flash, podcastler ve videolar içeriğinizin endekslenmesi konusunda sorunlara yol açıyor.
Google dahil olmak üzere yeni nesil arama motorları, Flash dosyalarınızdan (swf) içeriğinizi ve linklerinizi algılayabilme kapasitesine sahip olsa da sıralama sonuçlarında HTML bazlı statik sitelerin gerisinde kalmanıza yol açmakta.
Kullanıcı arayüzü olarak kullanım kolaylığı, hız, ve kullanıcı deneyimi olarak büyük avantajlar sağlayan AJAX ise yoğun olarak JavaScriptlere dayandığı için arama motorları ile sorunlar yaşabiliyor. Robotlar klikleme yapamadığı için AJAX içine gömülü içeriği göremiyorlar. Buna karşı bir önlem olarak, mevcut içerik HTML kodunun içine yazılıp CSS vasıtasıyla kullanıcı için görülmez ama robotlar için ulaşılabilir hale getirilebilir.
Flash ve AJAX’ın aksine, diğer web 2.0 uygulamalarından olan XML ve RSS’ler ise arama motoru dostu olarak adlandırılabilirler. RSS kaynakları zaten bir çeşit XML dosyaları ve tümü text tabanlı, anlama dayalı (semantik) içeriklere sahip. Bu konuda yaşanan sorun ise geleneksel web arama sistemlerinde RSS kaynaklarının desteklenmemesi. Google Blog Search ve Technorati gibi servislerin bu alanda verdikleri hizmetin yanısıra yeni çıkan Google Universal Search hizmetinin sorunu büyük ölçüde çözmesi bekleniyor.
Web ve kullanıcı arayüzü uygulamalarının kullanım kolaylığı ve hızı yönünde hızla geliştiği, farklı uygulamaların her an karşımıza çıkabildiği günümüzde, SEO Stratejilerimizi daha sık güncellememiz, rakiplerimizin gerisinde kalmamamız ve arama motorlarınca refere edilen kullanıcılarımızı kaybetmememiz için büyük önem taşıyor.
27 Mart 2007 Salı
Web 2.0 konseptinde pazarlamacıların dikkat etmesi gereken bazı noktaların önemi her geçen gün artıyor:Topluluğun bir parçası olmak gerekiyor:
Web 2.0 denildiğinde akla ilk gelen olgulardan biri topluluklar. Eğer bir topluluk içinde pazarlama aktivitesi gerçekleştirilmesi planlanıyorsa bu topluluğun bir parçası olarak hareket edilebilmeli. Toplulukların en önemli kurallarından biri, topluluğun tamamının çıkarlarının her zaman bireylerin çıkarlarından daha önemli olması. Mesajın iletilmesi için topluluğa rahatsızlık verecek veya onları kandırmaya yönelik bir yöntem seçilmesi, topluluğun tümünün çıkarlarına ters düşerek insanların bunu kolaylıkla algılamalarına ve tepki göstermelerine neden olacaktır.
Web 2.0 aynı şekilde her türlü görüşün özgürce ifade edilmesini destekleyen ortamlar sunarak iletilen pazarlama mesajına ve ürüne tepkilerin anında gelmesini sağlıyor. Eğer Web 2.0 araçları kullanılmak isteniyorsa, olumlular kadar olumsuz tepkilere de hazırlıklı olunmalı. Yapılabilecek en büyük hata ise bu olumsuz geri dönüşlere veya bunların paylaşımına engel olmaya çalışmak. Aksine bu paylaşımları doğru şekilde değerlendirerek avantaj sağlayabilmek önemli.
Geleneksel pazarlama iletişimi işe yaramayabilir:
Web 2.0 ortamlarında karşınızdaki kullanıcılar sizden açık sözlü, samimi ve paylaşımcı olmanızı bekliyor. Geleneksel reklam çalışmaları büyük ihtimalle ya hedef kitle tarafından göz ardı edilecek ya da olumsuz şekilde karşılanacaktır. Amaç mesajı dayatmak değil paylaşmak olmalı.
Web 2.0 ortamında bir mesajı kimseye zorla dayatmak mümkün olmadığından, öncelikle söylenenlerin dinlemeye değer olduğunu göstermek gerekiyor. Açık kaynaklı içerik oluşumunun en önemli dezavantajı düşük içerik kalitesi olduğu için hedef kitlenizin sizi ve mesajlarınızı dikkate almasını ve takip etmesini sağlamanız gerekli. Kısa kampanyalarla güvenilir mesajlar iletmek ise zor. Bunun yerine hedef kitleyle sürekli ve karşılıklı bir iletişim ön plana çıkmalıdır.
26 Mart 2007 Pazartesi
Yoğurt Teknolojileri’nden Cemil Türün’ün özellikle internetin geçmişiyle ilgili anlattıkları ilgi çekiydi. Türkiye’de (ve dünyada) ne süreçlerden geçilerek günümüze gelindiğini birinci ağızdan dinlemek oldukça ilginçti.
Arkasından Alemşah Öztürk Web 2.0 İş Modelleri hakkında bir sunum yaptı. Dünyadan farklı Web 2.0 Servislerinden bahsedilen sunum görsel olarak da son derece başarılıydı.
Bu sunumları, Murat Buyurgan’ın bloglarla ilgili son derece bilgilendirici sunumu takip etti. Kendisinin Genç Girişimciler Kulübü'nde verdiği semineri kaçırarak videosunu izlemek durumunda kalmıştım.
Etkinliğin ikinci yarısında ise daha çok teknik konulara yer verilmişti. Eteration’dan Naci Dai SOA konusunda bizi bilgilendirirken, Novatro’dan Önsel Akın RSS teknolojileri, Sabancı Üniversitesi’nden Ahmet Demirelli ise AJAX uygulamaları konusunda sunumlarını yaptılar.
Etkinliğin özellikle daha çok pazarlama ağırlıklı olan ilk yarısının benim için oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum. Kurumlar tarafından Web 2.0 konseptinin kabul edilebilmesi için bu tip organizasyonlar bence büyük önem taşıyor.
8 Ocak 2007 Pazartesi
Her servis teorik olarak kullanıcıları için bir katma değer yaratma amacıyla yola çıkmakta ve sunduğu hizmetin başarısı oranında da kabul görmektedir.
Eskidostuz.biz’e baktığımız zaman, sunduğumuz hizmet kullanıcılarımızı izini kaybettikleri eski dostlarıyla buluşturmak. Bu hizmetten faydalanırken, tüm kullanıcılar eskidostuz.biz ailesine katılarak, sosyal bir ağın bir parçası olmakta ve bu ağ kapsamında profiller, bloglar, gruplar gibi ek hizmetler sayesinde kendilerini ifade edebilme ve başta eski dostları olmak üzere, ortak geçmiş veya ilgi alanı bulunan diğer kullanıcılarla iletişim kurabilmekteler.
Eskidostuz.biz’e değer katan yazılımı, teknik altyapısı veya alan adı mıdır? Hayır! Eskidostuz.biz’e değer katan kesinlikle kullanıcılarıdır. Yeni kaydolan her üye, yaratılan her profil, yazılan her blog, açılan her grup ve en önemlisi bulunan eski dostlara atılan her mesaj, eskidostuz.biz’in değerini arttırmaktadır.
Aynı yazılımı, hatta daha iyisini yazmak mümkün, aynı hizmet alt yapısını sağlamak mümkün ama kullanıcıların kendi oluşturdukları sosyal ruhu sağlamak imkansız. Onun için her başarılı web 2.0 girişimi aslen eşsiz bir yapı oluşturmakta ve gerçek bir fark yaratmayan klonlarının hayatta kalma şansı neredeyse bulunmamaktadır.
4 Ocak 2007 Perşembe
Global tüketici eğilimlerinin incelendiği ve raporlar halinde sunulduğu trendwatching.com sitesinde Generation C(ash) başlıklı bir raporun özeti Aralık ayında yayınlandı.Yazıda, kısaca içeriğin kullanıcı tarafından oluşturulduğu bir sistemde gelirinde kullanıcıyla paylaşılması gerektiğinden bahsediliyor, bu konuda bazı örnekler sunuluyor ve bu temanın 2007 yılında çok öne çıkağı ön görülüyor.
Kullanıcıyla gelir paylaşımı konusu, web 2.0’la hayatımıza giren kullanıcı her şeydir görüşünün bir parçası. Bir web hizmetinin içeriğini, sistemin geliştirilmesini ve pazarlamasını kullanıcı yapıyorsa, gelirinin de kullanıcıyla paylaşılması bence mantıklı.
Birinci açıdan, yani kullanıcı açısından baktığımız zaman, internette geçirdiğiniz zamanı, harcadığınız emeği, az da olsa bir gelire dönüştürmek, hem yaptığınız işe daha fazla değer vermenize yol açacaktır hem de harcadığınız zamana değer katacaktır.
İkinci açıdan, yani girişimci açısından bakıldığında ise bu uygulamadan daha başarılı olabilecek bir sadakat programı, büyük ihtimalle çok daha yüksek maliyetli olacaktır.
21 Aralık 2006 Perşembe
Artık her şeyin web 2.0’a göre değerlendirilmesinin bana çok samimi gelmemesiyle birlikte genel tasarım trendleri olarak bakıldığında ilgi çekici bir yazı olduğu kesin.
Basitlik, navigasyon kolaylığı, içeriğin ön plana çıkarılması gibi maddelerin önemi bence tartışılmaz ve büyük ihtimalle daha uzun süre aranılacak nitelikler olacaktır ancak gözlerimiz degrade arka planlar, 3 boyut ve kristal efektli buton ve ikonlar, logolardaki yansımalar, standart ve sıradan etiket bulutlarından farklı tasarımlar aramaya başladı.
Biz eskidostuz.biz’in tasarımında basitliğe özen gösterdik ve bahsedilen web 2.0 ilkelerini açıkçası çok da göz önüne almadık. Bizim için ön planda olan kesinlikle kullanım kolaylığıydı. Sitenin işlevi nedeniyle navigasyon oldukça karışık bir yapıya sahipti ve bütün tasarımlarımızı kullanıcılarımızı en basit şekilde doğru alanlara yönlendirebilmeyi düşünerek yaptık.
Şu ana kadar aldığımız geri dönüşler son derece olumlu. Navigasyon ve yönlendirme konusunda oldukça deneyim kazandığımızı söyleyebilirim ve bu sayede yeni projelerimizde ve eskidostuz.biz üzerinde yaptığımız geliştirme çalışmalarında daha başarılı uygulamaları hizmete sunacağız.
Sonuç olarak zevkler ve renkler tartışılmaz. Özellikle kristal efektlerini ve degrade arka planları çok beğeniyor olmama rağmen bu kadar çok kullanılmasının biraz farklılık ihtiyacını ortaya çıkardığını düşünüyorum.
19 Aralık 2006 Salı
Google 2005 yılında web analizi araçları konusunda çalışan bir yazılım firması olan Urchin’i satın alarak Kasım ayında “Google Analytics” hizmetini sunmaya başlamıştı. Ancak aşırı yoğun ilgiden dolayı yeni açılan hesaplar askıya alınmış ve kullanım hakkı çekilişe dayalı bir yöntemle dağıtılmaya başlanmıştı.Bu yoğun ilgiye neden olan Google’ın sunduğu yaklaşık 80 farklı rapor sayesinde kullanıcılarınızın sitenizi nasıl kullandıkları hakkında detaylı bilgi edinebilmenizi sağlamasıydı. Bu hizmet sayesinde bir kullanıcının sitenize ne zaman, nasıl ve nereden geldiği, aramalarda kullandığı anahtar kelimeler, sitede ne kadar kaldıkları, kaldıkları süre boyunca nereleri görüntüledikleri konusunda bilgi almak mümkündü.
Google Analytics bu tarz bir web istatistiği hizmeti sunan ilk yazılım olmamakla birlikte bu yoğun ilginin önemli sebeplerinden biri diğer çoğu Google servisinde olduğu gibi ücretsiz olmasıydı.
Sonunda Google, Analytics servisini tekrar herkesin kullanımına açtı. Kullanım için sadece bir hesap açmanız veya mevcut Google hesabınıza girerek sitenizi kaydetmeniz ve otomatik olarak üretilen kodları sitenize yerleştirmeniz yeterli.
Kullanımı son derece kolay olmakla birlikte özellikle yorumları doğru yapabilmeniz için oldukça başarılı bir yardım menüsü kullanımınıza sunulmuş.

Bir diğer önemli nokta ise Google Adwords kullananlar için bu iki servisin beraber çalışabilmesi. Google Analytics tüm anahtar kelimeleriniz için fiyat (cost) analizlerini yaparak yatırımınızın geri dönüşünü (ROI) optimize etmeniz gerekli araçları içeriyor.
Eğer içeriğiniz firewall gerisinde, intranet’te veya bir iç ağda bulunduğu için Google Analytics hizmetinden faydalanamıyorsanız Urchin 5 yazılımını indirerek sunucunuzda kullanmanızda mümkün.
Şu anda Türkçe dil desteği bulunmayan bu servisin bir kullanıcısı olarak, tüm site sahiplerine özellikle kullanıcılarının site içerisindeki hareketleriyle ilgili bilgi sahibi olarak site navigasyonlarını analiz etmek isteyenlere kesinlikle tavsiye edeceğim bir Google hizmeti olduğunu söyleyebilirim.
16 Aralık 2006 Cumartesi

Genel olarak oldukça sıcak bir ortamda geçen seminerin herkes için oldukça faydalı geçtiğine inanıyorum.Önce web 2.0’ın tanımı ile başlayan seminer, Türkiye’de başarılı olmuş web 2.0 girişimleri ve bunların değerleri üzerine hoş bir sohbetle devam etti.
Bu bölümde seminerde dinleyici olarak bulunan Nokta A.Ş. yetkililerinden, İzlesene sitesinin kendileri tarafından satın alındığını öğrendik. Bu gelişmenin her iki tarafa ve özellikle de İzlesene kullanıcılarına hayırlı olmasını dilerim.
Daha sonra benim kişisel olarak en çok ilgimi çeken kısım olan risk yatırımcılarının web girişimlerine bakış açısından ve yatırımcıların beklentilerinden bahsedildi.
Türkiye’de mevcut fırsatlarla ilgi tartışma sonrasında seminer sona erdi.
Son derece bilgilendirici olmanın yanı sıra hızlı ve eğlenceli geçen seminer, Arda Kutsal’ın 2.0 alışkanlığından olsa gerek dinleyicilerle oldukça etkileşimli bir şekilde sürdü.
Benim en beğendim yer ise örnek olarak eskidostuz.biz’den bahsedilen bölüm oldu :)
Bu seminer için Genç Girişimciler Kulübü ve Arda Kutsal’a çok teşekkürler.
Arama
Takip Et
Blog Arşivi
-
►
2014
(1)
- ► Eylül 2014 (1)
-
►
2013
(5)
- ► Mayıs 2013 (2)
- ► Nisan 2013 (2)
-
►
2012
(5)
- ► Eylül 2012 (1)
- ► Şubat 2012 (3)
-
►
2011
(8)
- ► Aralık 2011 (1)
- ► Kasım 2011 (3)
- ► Eylül 2011 (3)
-
►
2010
(6)
- ► Eylül 2010 (1)
- ► Mayıs 2010 (2)
- ► Şubat 2010 (1)
-
►
2009
(26)
- ► Aralık 2009 (1)
- ► Kasım 2009 (3)
- ► Eylül 2009 (2)
- ► Ağustos 2009 (1)
- ► Temmuz 2009 (6)
- ► Haziran 2009 (2)
- ► Nisan 2009 (2)
-
►
2008
(26)
- ► Aralık 2008 (2)
- ► Kasım 2008 (4)
- ► Ağustos 2008 (4)
- ► Haziran 2008 (3)
- ► Mayıs 2008 (2)
- ► Nisan 2008 (3)
- ► Şubat 2008 (2)
-
►
2007
(52)
- ► Aralık 2007 (4)
- ► Kasım 2007 (1)
- ► Eylül 2007 (3)
- ► Ağustos 2007 (4)
- ► Temmuz 2007 (7)
- ► Haziran 2007 (7)
- ► Mayıs 2007 (1)
- ► Nisan 2007 (4)
- ► Şubat 2007 (2)
-
►
2006
(13)
- ► Aralık 2006 (13)
En çok Okunanlar
-
Google kendi reklam ürünü Adwords 'ün temel özelliklerinin anlatıldığı bir video hazırlamış. Son derece basit ve anlaşılır şekilde birço...
-
Çıplak Sohbetler , Robert Scoble ve Shel Israel tarafından yazılmış, bloglar dünyasının şirket ve kurumlar yönünü inceleyen bir kitap. Micro...
-
Japon tasarım firması Information Architects , Tokyo metrosunun haritasından yola çıkarak internetin en başarılı 200 sitesini içeren bir web...
-
Geçen hafta organizasyon açısından oldukça zengin bir hafta oldu. Salı günü, yaz için verilen aradan sonra tekrar başlayan Mobile Monday İst...



