DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

13 Kasım 2007 Salı

On 00:19 by Murat Kahraman in , , ,    No comments
Sosyal Medya her geçen gün iletişim kanallarımız ve dolayısıyla pazarlama araçlarımızda önemli bir paya sahibi oluyor. Özellikle benim gibi pazarlamanın online tarafına odaklanan profesyoneller için bloglar, wikiler, video, foto, sunum ve döküman paylaşım servisleri, Türkiye’de etkisini tüm gücüyle halen sürdüren forumlar ve e-posta grupları gibi mecralar iletişim konusunda büyük önem taşırken göz ardı edilemez fırsatlar ve tehditler oluşturuyor.

İletişimin sosyal medya ayağında 4 aşamadan söz edebiliriz:

1. İlgisizlik Aşaması

İnternet dedikoduların inanılmaz bir hızla yayılması için mükemmel bir ortam sağlıyor. Bu pazarlamacılar için önemli bir ağızdan ağıza pazarlama aracı sunduğu gibi aynı zamanda tehlikeli sonuçlar doğurabilecek vakalara da uygun bir zemin oluşturuyor. Ünlü Danone örneğinde olduğu gibi bu aşamanın başarısız yönetimi geri dönülemez hasarla sonuçlanabiliyor.

2. Takip Aşaması

Sosyal medyanın önemini kavrayan her kurum bunun takip edilmesine büyük önem vermelidir. Bu izleme medya takip ve WOMM ajansları yardımıyla yapılabileceği gibi daha küçük bütçelere sahip kurumlar Google, Technorati ve diğer arama motorları veya Google Alert gibi araçlar kullanılabilir.

Takibi gerekenler ise şirket adı, şirketin web sitesinin adresi, markalar, ürün adları, varsa ürün web sitesi adresleri, kurum ve çalışan blogları ve yorumları ve rakiplerden oluşuyor.

3. İzleme ve Tepki Aşaması

Başarılı bir takip hakkımızda neler konuşulduğunu hızla öğrenmemize olanak verir. Hakkımızda konuşulanları izlemeye başladığımızda ise önemli olan bunlara nasıl tepki vereceğimizdir. Bu aşamada, kurumsal iletişim politikalarının gerektirdiği şekilde, sohbete katılmak gerekiyor. Kendi şirket ve ürünlerimize ilgili kulanıcılarımızı bizden daha iyi ve doğru olarak kimsenin bilgilendiremeyeceğini, tabii bunu web 2.0 konsepti içinde samimi ve açık şekilde yürüttüğümüzü varsayarak, düşünürsek tepki aşamasının önemi daha kolay kavranabilir.

Bu konuda sıcak bir örnek olarak LC Waikiki’nin hızlı bir tepki ve başarılı bir iletişim yönetimi sayesinde Danone benzeri bir karalama kampanyasını hasarsız şekilde atlamayı başarmasından bahsedebiliriz.

4. Dinleme Aşaması

Sosyal medyayı tekip etmek yeterli mi? Bu mecralardan çok sayıda samimi ve değerli geri bildirim almak mümkün ama paylaşımın bu kadar ön planda olduğu web 2.0 dünyasında kulanıcılarımızı ürünlerimiz hakkındaki fikirlerini bizimle paylaşma konusunda cesaretlendirmemek büyük kayıp olacaktır. Binlerce kullanıcıdan oluşan bir ürün kontrol ve ar-ge bölümüne çok düşük hatta sıfır maliyetle sahip olmak kim istemez ki.

İzlemek zorunlu ancak yeterli değil, günümüzde firmalar aktif olarak dinlemeyi de öğrenmek zorunda.

25 Ekim 2007 Perşembe

Techcrunch’ta okuduğumuz üzere Microsoft sonunda Facebook’la anlaşmaya vardı ve şirketin %1,6’sını 240 milyon dolar ödeyerek satın alarak Facebook’un değerinin 15 milyar dolar olduğunu tescil etmiş oldu.

Bu satın almanın Facebook’a bu kadar yüksek bir değer biçmesinin yanı sıra asıl önemli noktası, Microsoft’un satın alma öncesine kadar sahip olduğu fB Amerika reklam yayın hakkını diğer ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletmiş olması.

Facebook’un elindeki çok değerli veritabanını ve üyelerinin özel profil bilgilerini hedefleyerek reklam yayınlamayla ilgili (ne kadar etik olduğu ayrı bir tartışma konusu sanırım) yaptığı çalışmalar hakkındaki dedikoduları düşünecek olursak Microsoft’un yatırımının değerini anlamak biraz daha kolay olabilir.

Diğer bir konu ise ülkemizde her geçen gün daha popüler hale gelen ve çok sayıda Türk kullanıcısı ve Türkçe uygulaması bulunan Facebook’un yerli reklamverenler açısından durumu olacak.

Şu ana kadar flyer adını verdikleri self servis ve sabit gösterim fiyatıyla satılan reklam modelleri, network bazlı olarak Türk yayıncılar tarafından oldukça fazla miktarda kullanılıyordu. Son günlerde ise bu flyer reklamları için tıklama başına açık arttırmalı bir modeli devreye alınmıştı.

Bu yeni gelişmeden sonra MSN Adcenter’ın Türkiye’de popülaritesinin artacağını tahmin ediyorum. Belki Google Adwords’te olduğu gibi kısa bir süre içerisinde MSN’de Türkçe dil desteğini reklam hizmetleri için devreye alabilir.

22 Ekim 2007 Pazartesi

On 16:28 by Murat Kahraman in , , , ,    No comments
Şubat ayında Web 2.0 hakkında bu güzel videosu ile tanıdığımız Micheal Wesch, bu sefer bilginin gelişimi ile ilgili yine son derece başarılı yeni bir video hazırlamış:


21 Ekim 2007 Pazar

On 17:14 by Murat Kahraman in , , ,    1 comment
Geçen hafta organizasyon açısından oldukça zengin bir hafta oldu.

Salı günü, yaz için verilen aradan sonra tekrar başlayan Mobile Monday İstanbul toplantısında, bu aylık Mobile Tuesday oldu :), mobil içerik ve yeni yaklaşımlar konularında Refik Çağlayan ve İlker Yenice’nin başarılı sunumlarını izledim.

Cuma günü sabah Kanyon’da Özgür Alaz’ın organizasyonuyla gerçekleşen LikeMind İstanbul buluşmasına katılarak kahve içerek sohbet ettik.

Cumartesi ise Bahçeşehir Üniversitesi’nde BarCamp İstanbul organizasyonundaydım. Faydalı sunumların yanı sıra sektörden çok sayıda tanıdıkla bol bol sohbet etme fırsatı yakaladığım Barcamp İstanbul’un düzenli olarak devam edecek olması ise sevindirici.


10 Ekim 2007 Çarşamba

Son sıralar şablonlar, tasarımlar falan derken, özellikle web 2.0 temalı hazır tasarım aracı ve neredeyse her işinizi görebilecek eklentilerin ne kadar bol miktarda bulunabildiğini farkettim.

Bunlardan hepsini kullanmamış olsamda ilgimi çeken bir kısmını paylaşmak istedim.

Şablonlar:

templatr - İstediğiniz layout’a sahip şablonları kendiniz hazırlayabiliyorsunuz. Hazır şablonları düzenlemeye göre biraz uğraştırıcı ama özgün sonuçlar açısından etkili olabilir.

Butonlar:

My Cool Button - Güzel butonlar hazırlayıp kullanabilirsiniz.

Buttonator - Çok miktarda seçenek sunmasına rağmen kullanılabilir olanlar malesef ücretli.

Tabs Generator - Sekmeli bir yapı tercih ediyorsanız, bu siteye bir göz atın derim.

Logolar:
Logo tasarımı iletişim açısından oldukça önemli ve online hazır bir araç yerine profesyonel bir tasarımcıyla çalışmak gerekiyor ama ufak tefek işlerinizi görmek ya da bir parça eğlenmek için bu siteler faydalı olabilir.

Web2.0 Logo Creatr - En klasik, belki de en çok bilinen web 2.0 logosunun sizin isminizle nasıl durduğunu görmek isterseniz bir deneyin.

Logo Creator - Flickr, Google, Yahoo benzeri logolarında bulunduğu eğlenci bir araç

Web 2.0 Free Logo Generator - Diğer bir web 2.0 logo tasarım aracı


Web 2.0 Stylr - En kullanılabilir araçlardan biri bu sanırım.


Arka Planlar:

Stripe Generator 2.0 - Son günlerin popüler arka planlarından olan şeritli görseller oluşturabileceğiniz son derece başarılı bir araç.


Stripe Designer - Şeritli arka planlar için diğer bir araç


Background Image Maker - Şeritli, noktalı, degradeli farklı arka plan resimleri oluşturabileceğiniz bir servis.


Tartan Maker - Ekoseli kumaş desenli arka planlar oluşturmak için tasarlanmış ama pek benim tarzım olduğunu söyleyemeyeceğim.


Diğer Araçlar:


Web 2.0 Badges - Online olarak son derece basitçe şık görünümlü rozetler hazırlayabiliyorsunuz.

Reflection Maker - Web 2.0’ın vazgeçilmez yansıma efektini kendi görsellerinize uygulayabilmeniz için online bir araç.


Blogger Eklentileri:


Bloggers' Add-Ons - Oynaya oynaya sıkılamayacağınız bol bol blogger eklentisi bulabilirsiniz.


JotForm - İletişim formu, dosya yükleme formu ve daha birçok formu oluşturup, host edebileceğiniz benim favori servislerimden biri.


Bu araçlar, eklentiler ve hazır içerik yönetim sistemleri sayesinde yakında profesyonel tasarımcı ve yazılımcılara ihtiyaç duymadan son derece gelişmiş servisleri yayına almamız mümkün olabilecek gibi görünüyor.

4 Ekim 2007 Perşembe

On 21:32 by Murat Kahraman in ,    2 comments
Geçtiğimiz hafta hem burayı, hem de Sokak34'ü yenilemekle uğraştım. Yeni şablonların yanısıra URL'leri de sonunda kendi alan adlarına yönlendirdim.

Yeni adresler:
- www.muratkahraman.net
- www.sokak34.com