DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

10 Kasım 2009 Salı

On 15:13 by Murat Kahraman in , , , ,    1 comment

Sosyal medya ölçümleme ve raporlaması tüm dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri haline geldi ve her geçen gün daha gelişmiş ve daha düşük maliyetli çözümler sunan yeni araçlarla karşılaşıyoruz. Ölçümleme sistemleri geliştikçe, rapor metrikleri de hem sayısal olarak artıyor hem de daha güvenilir hale geliyor.

Peki bu ölçümlediğimiz metrikler ve hazırlanan raporlar şirketler için ne kadar anlamlı?

Bir örnek üzerinden gidelim ve yeni bir sosyal medya politikasını şirket olarak hayata geçirdiğimizi ve bir sosyal medya uzmanı (?) ile çalışmaya başladığımızı varsayalım:

Şirket ve marka bloglarımızı hazırladık, Facebook’ta fan sayfamızı yarattık, Twitter, Friendfeed hesaplarımızı açtık, Youtube, Vimeo’da kanallar hazırladık. Hepsini çok kaliteli içeriklerle beslemeye başladık.

Bu sırada sektörümüzle ilgili blog yazarlarıyla iletişim kurduk. Onların yazılarına yorumlarla katkılarda bulunduk, ürünlerimizle ilgili teknik destek verdik, geri beslemelerinden faydalandık.

Her mecrada marka ve rakiplerimizi takip altına aldık. Gerektiğinde sohbetlere dahil olmaya başladık.

Bu mecralarda kampanyalar, oyunlar ve yarışmalar düzenledik, indirim kuponları, deneme ürünleri dağıttık. Birkaç tane de yaratıcı ve eğlenceli etkinlik düzenledik.

Sonunda Twitter’da 5 bin takipçimiz, Facebook fan sayfamızda 100 bin hayranımız oldu, blogumuzu her gün binlerce kişi okumaya başladı, bağlılık seviyesi ve sosyal medyada yer alma hacmimiz %500 arttı. Sosyal medyada sevilen bir marka haline geldik.

Bunların hepsini de en gelişmiş sosyal medya ölçümleme araçlarıyla ölçtük ve raporladık. Elimizde sosyal medyada yer alma hacimleri, bunların mecralara göre dağılımı, bağlanma metrikleri (takipçi, fan, arkadaş, yorum vs), sentiment analizlerinden (negatif, pozitif yorumlar) oluşan detaylı bir rapor var ve gerçekten ne kadar büyük başarı elde ettiğimizi rakamlarla kanıtlıyor.

Peki şirketimizin amacı (ticari bir kurum olduğunu varsayıyorum) internet üzerinde çok sevilen bir şirket olmak mı yoksa para kazanmak mı? Başarılı bir sosyal medya politikası Facebook’ta arkadaş sayımızla değil bunun ne kadarını satışa yansıtabildiğimizle ölçümlenebilir.

Aktivitelerimizin ne kadarının gelir/gider tablolarına yansıdığını gösteremediğimiz sürece başarılı bir politika yürüttüğümüzü ispatlayamayız.

Nasıl mı yapabiliriz?

Öncelikle bir aktivite zaman çizelgesiyle başlayabiliriz. Zaman çizelgesinde tüm sosyal medya aksiyonlarımızı sıralarsak bunların ölçümlediğimiz reaksiyonlarla olan ilişkilerini kolaylıkla gözlemleyebiliriz.

Bu aksiyon çizelgelerini sosyal medya raporlarımızla birlikte ele aldığımız zaman aralarındaki ilişki zaten ortada olacaktır. Hacimler, bağlanma (engagement) raporları ve sentiment analizleri bu aktivitelerimizin başarılarını ortaya koyan veriler olacak.

Üçüncü aşamada ise bu sosyal medya metriklerini aylık satış gelir tablolarıyla karşılaştırmalı ve aralarında bir ilişki olup olmadığını incelemeliyiz. Sosyal medyada sağladığımız yüksek bağlanma ve olumlu sentiment ölçümlerinin bize satış olarak dönüp dönmediğini bu noktada görebiliriz.

Ayrıca yine her tablomuzu ayrı ayrı tekil satış işlem miktarı, net yeni müşteri sayısı bunların ürünlere, dağıtım kanallarına göre dağılım tablolarıyla karşılaştırarak etkili olduğumuz ve etkisiz kaldığımız alanları ortaya çıkartarak gerekli aksiyonları almalıyız.

Bu karşılaştırmaları yaparken aynı dönemlerde gerçekleştirilen diğer eylemler de göz önüne alınararak, sosyal medya kullanılarak yaratılan gelir ortaya çıkartılmalı, sosyal medyaya yapılan yatırımlar da hesaba katılarak yatırımın geri dönüş oranı (ROI) hesaplanmalıdır.

Finansal etkiler dahil edilmemiş bir sosyal medya raporu iletişimciler için önemli veriler içerse bile şirketin geri kalanı için çok anlamlı olmayabilir.

Tüm bu ölçümleri yaparken unutulmaması gereken birkaç nokta ise:
  1. Sosyal medya bedava kullanabildiğimiz bir mecra değil. Medya satın alma bütçesi gerektirmese bile işgücü, emek ve teknoloji giderlerini gözardı etmemek gerekiyor.

  2. Sosyal medya çapraz kanal kullanımlarında amplifikatör etkisi yaratıyor. Diğer pazarlama aktivitelerini SM kullanmadan yapılınca aynı etkiyi göstermeyecektir.

  3. Sosyal medya kısa dönemde geri dönüş için uygun bir mecra değil. Bütçeleri yönetenlerin diğer kampanyalara göre daha sabırlı olması uzun vadede çok daha başarılı sonuçlar almalarını sağlayacaktır.

  4. Başarılı bulunmayan bir ROI, şirketin sosyal medya bütçesini kapatması için bir bahane değil sosyal medya politikalarını gözden geçirmesi için bir sebep olmalıdır.






3 Kasım 2009 Salı

On 16:44 by Murat Kahraman in ,    No comments

28 Ekim 2009 Çarşamba

On 12:48 by Murat Kahraman in , , ,    No comments

Arama motoru kampanyaları çok etkili ve belki de en iyi (ve en kolay) ölçümlenebilen kanal olarak uzun süredir online pazarlamanın vazgeçilmezlerinden biri. Sosyal medya ise özellikle son dönemlerin en popüler dijital mecrası. Bu iki önemli pazarlama kanalının birbiri üzerine etkileriyle ilgili comScore ve GroupM Search&M80 tarafından bir araştırma yapılmış ve oldukça ilgi çekici sonuçlara ulaşılmış.

Araştırmaya göre;

- Arama motoru ve sosyal medya kampanyası beraber yürütüldüğünde, marka ürünleriyle ilgili aramalar sadece arama motoru kullanılan kampanyalara göre 2.8 kat daha fazla yapılmış.

- Yine iki kanalın birlikte kullanılması tıklama oranının %50 artmasını sağlamış. Anahtar kelime olarak markanın ürününü kullanıldığı aramalarda ise tıklama oranı %4.5’tan %11.8’e çıkmış.

- Sitede ziyaret süreleri incelendiğinde ise arama motoru kampanyası tek başına ziyaret süresini %10 civarında arttırken, sosyal medya kampanyası tek başına %100 artış sağlamış. Her ikisi beraber kullanıldığında ise bu artış neredeyse %300 civarında gerçekleşmiş.

- İki kanalın birlikte kullanıldığı durumlarda gerçekleşen aramaların satın alma amaçlı yapılma olasılığı, sadece arama motoru kampanyası kullanılan durumlara göre yaklaşık %200 artmış.

Bu araştırmanın da ortaya çıkardığı gibi sosyal medyayı sadece bir iletişim kanalı olarak değil aynı zamanda kullandığımız diğer mecralar için bir katalizör olarak da görmekte fayda var.

Araştırma raporunun kendisine buradan ulaşabilirsiniz.





19 Ekim 2009 Pazartesi

On 19:11 by Murat Kahraman in ,    No comments

15 Ekim 2009 Perşembe

On 10:43 by Murat Kahraman in ,    No comments
Bugün 15 Ekim yani Blog Action Day. Her yıl tüm dünyadan binlerce blog yazarının katılımıyla gerçekleşek olan bu eylem, on milyonlarca blog okuruna ulaşarak internetin en büyük sosyal değişim etkinliklerinden biri olmayı amaçlıyor.

Bu yılın konusu ise iklim değişikliği olarak belirlenmiş. 15 Aralık'ta Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın gerçekleşeceğini düşünürsek buraya katılacak olan ülke liderlerinin ve özellikle global ısınmanın en büyük sorumlularından biri olmasına karşın Kyoto Protokolü'nü ısrarla imzalamayan A.B.D.'nin Nobel Barış Ödüllü başkanı Obama'nın dikkatini çekebilmek için güzel bir fırsat olabilir.

Benim bugün için seçtim içerik ise Greenpeace'in Kömür Hikayesi:






6 Ekim 2009 Salı

On 14:34 by Murat Kahraman in , , ,    No comments



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu