DİJİTAL İLETİŞİM | SOSYAL MEDYA | İÇERİK PAZARLAMA

26 Haziran 2007 Salı

On 09:28 by Murat Kahraman in ,    3 comments
Google Analytics birçok girişimci ve web sitesi sahibi için çok değerli veriler sunmanın yanı sıra neredeyse diğer tüm ücretsiz istatistik servislerinin aksine son derece esnek ve kişiselleştirilebilir bir uygulama. Web sitenizi Google Analytics kullanarak daha verimli analiz edebilmek için para değil ama bir parça zaman harcamanız gerekiyor.

Harcanacak zaman konusunda ufakta olsa yardımım dokunabilir diye bazı basit ipuçlarını paylaşmak istedim:

1. Google Analytics (GA) kullanmayı planlıyorsanız benim tavsiyem kendi destek sayfalarında bulunan dökümanları okumanız ya da en azından bir göz atmanız. İleride yaşayabileceğiniz bir çok sorunun daha kurulum aşamasındayken önüne geçmenizi sağlayabilecek öneriler ve uyarılar bu dökümanlarda bulunuyor. Subdomain izleme, birden fazla domain izleme, filtreler gibi konulara daha işin başından çözüm getirmek ciddi miktarda zaman ve işgücü kazandırabilir.

2. GA izleme (tracking) kodlarını sitenizin tüm sayfalarına eklemeyi unutmayın. Bazı sayfalarda kodların bulunmaması, bu sayfaların trafiğinin izlenememesine ve dolasıyla verilerinizin eksik olmasına yol açacaktır. Kodların tüm sayfalarda çalışıp çalışmadığını kontrol eden SiteScan gibi bir hizmetten de sitenin büyüklüğüne göre 9-29 USD arası bir ücret karşılığı faydalanabilirsiniz.

3. Eğer sitenizde güvenli sayfalarınız (https) bulunuyorsa, bu sayfalarda GA’nın güvenli sayfalar için özel izleme kodlarını kullanmanız gerekiyor. Bu konuda bir karışıklık yaşamamanın en güvenli yolu GA hesabı açarken site adresinizi http yerine https://www.domainadı.com olarak girip tüm sayfalarınıza güvenli sayfa izleme kodu yerleştirmeniz. Bu şekilde sorunsuz ölçümler yapabilirsiniz.

4. Gerçek profilinizin yanı sıra çalışan bir site üzerinden bir test profili oluşturun ve yapacağınız tüm yenilikleri öncelikle bu test profili üzerinde deneyerek bir sorun çıkmadığından emin olun. Bu şekilde çalışmak gerçek ölçümlerinizde veri kaybı yaşamanıza engel olacaktır.

5. Hedef (goal) ve huniler (funnels) oluşturun. Satış işleminin onay sayfası veya üyelik işleminin bitiminden sonra yerleştireceğiniz bir teşekkür sayfası bu işlemlerin tamamlanması takip edebilmeniz açısından başarılı hedefler oluşturacaktır. Aynı şekilde bu hedeflere ulaşmak için geçilen sayfalardan oluşan huniler ise size kullanıcılarınızın ne kadarını hangi aşamalarda kaybettiğiniz konusunda çok değerli bilgiler sunacaktır.

6. Önemli kampanyalarınız için farklı profiller oluşturun. Böylece tek bir kampanyanın ölçümü için tüm GA araçlarını diğer ölçümlerinize dokunmadan istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz.

7. GA’nın en başarılı araçlarından biri ise e-ticaret izleme (e-commerce tracking) aracı. GA hesap ayarlarından, sitenizin bir e-ticaret sitesi olduğunu belirterek, özel e-ticaret izleme kodlarını yerleştirmeniz gerekiyor. Böylece ziyaretçilerinizin site üzerinden gerçekleştirdikleri alışverişleri izleyebiliyorsunuz. Özellikle kampanya ve referrer bilgileri ile bu özelliği entegre kullanarak yine önemli sonuçlar çıkartmak mümkün.

8. Adwords hesabınızla GA hesabınızın konuşuyor olmasına dikkat edin. Bu sayede Adwords kampanya raporlarınızı GA verilerinizle birleştirebilir ve özel kampanya parametrelerine ihtiyaç duymaksızın analizlerinizi çok daha kolay ve başarılı yapabilirsiniz.

9. Adwords haricinde gerçekleştirdiğiniz kampanyalarınızla ilgili detaylı GA raporları almak istiyorsunuz GA URL Builder kullanarak her kampanyaya özel parametreler oluşturmanız gerekiyor. Alacağınız sonuçların çektiğiniz zahmete değeceğine emin olabilirsiniz.

10. Ve en önemlisi GA kurulumu ve ölçümleri yaptıktan sonra elinizdeki verileri doğru olarak analiz etmelisiniz. Bu verilerden örnek olarak sitenizin önemli trafik kaynaklarını, sonuç veren anahtar kelimelerinizi, ziyaretçilerinizin sitenizin nerelerinden giriş ve çıkış yaptıklarını, hangi yolları izleyerek alışveriş yaptıklarını veya nerelerde vazgeçip alışveriş işlemini bıraktıklarını görebilmeli, gerekli düzeltme ve optimizasyon işlemlerini mümkün olduğunca hızlı şekilde gerçekleştirmelisiniz.

18 Haziran 2007 Pazartesi

On 16:30 by Murat Kahraman in , ,    1 comment
Daha önce burada bahsettiğim toplantıda Prof. Dr. Yılmaz Esmer tarafından gerçekleştirilen ve ekolay.net’in de sponsoru olduğu 2007 Türkiye Değerler Araştırmasının İnternet ve Bilişim Teknolojileri: Davranışlar, Tutumlar ve Değerler Bölümüyle ilgili sonuçları içeren rapor açıklandı.

Yapılan sunum ve basın bültenine buradan ulaşabilirsiniz.

İnternet penetrasyonu bu araştırmaya göre benim tahmin ettiğimden biraz daha yüksek: Hanesinde internet kullanan en az 1 kişi olanların oranı %51 ve hayatında en az bir kere internete bağlanan kişi oranı ise %39.

Sevindirici olan bir sonuç: 15 yaşından büyük öğrencilerin yüzde 90’ı hayatlarında en az bir kere de olsa internet kullanmış.

Hoşgörüyle ilgili çıkan sonuçlar biraz ürkütücü: Çıkan sonuçlarda eşcinsel komşu istemeyenlerin oranı yüzde 93 iken komşunun nikahsız yaşayan bir çift olmamasını isteyenlerin oranı yüzde 74. İnternet kullanıcılarının biraz daha hoşgörülü olmasına rağmen bu hoşgörünün sebebi bu kişilerin internet kullanmaları mı yoksa hoşgörülü insanların internet kullanımına daha sıcak bakmaları mı bilinmiyor.

İnternet kullanıcıları kadın erkek eşitliği konusunda internet kullanmayanlara göre biraz daha iyi bir noktadayken güven konusunda geride kalıyor.

İnternet kullanıcılarının yarısından fazlasının kendisini sol görüşlü olarak nitelendirmesi ise özellikle haber sitelerinde yapılan yorumları okudukça biraz şaşırtıcı geliyor.

İnternete bağlananların genel profiline baktığımız zaman:

- %60’ı erkek (kadın kullanıcı oranının daha düşük olduğunu tahmin ediyordum)
- %81’i kentsel yerleşim birimlerinde oturuyor.
- %41’i üniversite mezunu (Genel Türkiye oranı %15’miş)

Sadece bu profile bakarak bile internet kullanıcılarının Türkiye genel profilini ne kadar yansıtabileceğini tahmin etmek zor değil ancak özellikle pazarlama alanında çalışanlar için internetin aslında görebildiklerinden çok daha değerli bir mecra olduğu ise bariz şekilde ortada.

13 Haziran 2007 Çarşamba

On 12:59 by Murat Kahraman in , , ,    No comments
Bir web sitesi için kullanıcı deneyimi açısından en önemli etkenlerden biri kesinlikle kullanılabilirliğinin yüksek olması. Bu konuda çok sayıda çalışmaya ve bu çalışmaların sonuçlarından oluşturulmuş rehberlere ulaşmak mümkün.

Bu konuda önde gelen uzmanlardan biri olan Jakop Nielsen’in ilginç bir yazısı elime geçti. İlk olarak 1994 yılında sadece 5 site ve 3 kullanıcıyla başlayan bir çalışmanın sonuçları, 1997’de yayınlanan bir karşılaştırma, 2000 yılında yayınlanan “Designing Web Usability: The Practice of Simplicity” adlı kitap ve 2006 yılında basılan “Prioritizing Web Usability” adlı kitaba kadar geçen süre içerisinde gelişen web teknolojileri ve kullanıcı alışkanlıkları bazında zamana karşı değerlendiriliyor.

İlk çalışmalarda elde edilen sonuçlardan kullanılabilirlik derecesini negatif etkileyen etkenlerden, 2006 yılında hangilerinin etkisini yitirdiği incelenmiş ve bunun nedenleri araştırılmış.

Çıkan sonuç şu şekilde:


  • Etkenlerin yarısından daha fazlası halen etkisini 14 yıl önce olduğu gibi sürdürüyor
  • Gelişen teknoloji asıl kullanılabilirlik sorunlarının yalnızca %10 kadarına çözüm getirebilmiş.
  • Kullanıcılar arayüzlere başarıyla uyum sağlayarak, eskiden kullanılabilirliği etkileyen birçok etkeni artık bir sorun olarak görmüyorlar.
  • Tasarımcılar, prensipte halen bir sorun olan bazı sayfa öğelerini başarıyla gizleyerek ve kullanıcılara daha basit formlarda sunarak, kullanıcı gözünde kullanılabilirlik üzerindeki etkilerini düşürebiliyorlar.

90’lı yıllarda kullanılabilirlik konusunda hazırlanan rehberler günümüzde hala %80 oranında geçerliliğini koruyor.

İnternetin neredeyse ilk tasarlanan sayfaları ve ilk kullanıcıları o günlerde hangi kullanılabilirlik sorunlarıyla uğraştılarsa, aynı sorunlar ve aynı kurallar günümüzde de geçerli ve muhtemelen gelecekte de geçerli olacak.

Sonuç olarak geçmişten ders alma kuralı belki de dünyanın en hızlı gelişen teknolojilerinden biri olan İnternet için de geçerli. İnternet ne kadar hızlı gelişirse gelişsin, kullanıcılar olan bizlerin beklentileri sanırım çok fazla değişmiyor.

Not: Jakop Nielsen’in yazısını bana ilettiği için Çağatay Kıyıcı’ya teşekkürler.
On 12:52 by Murat Kahraman in , ,    No comments
Son iki gün içerisinde buradan birşeyler okuduysanız sol menünün altında yeni bir buton dikkatinizi çekmiş olabilir:

Blograzzi, Webrazzi’nin de sahibi olan Arda Kutsal tarafından modellenmiş, Inveon tarafından geliştirilmiş kendi anlatımlarıyla kaliteli ve ilgi alanına uygun içeriğe zaman kaybetmeden ulaşmak isteyen Türk internet kullanıcısı için faydalı bir araç olması adına geliştirilmiş bir servis.

Yakında daha fazla blogta bu butonu göreceğimizden eminim.

8 Haziran 2007 Cuma

On 16:07 by Murat Kahraman in , , ,    No comments
Türkiye’de sosyokültürel değerler ile İnternet ve bilişim teknolojilerinin kullanımı arasındaki ilişki hakkında pek az bulguya sahibiz. Konuyla ilgili olarak kapsamlı bir araştırma gerçekleştiren Prof. Dr. Yılmaz Esmer, elde ettiği sonuçları bir toplantı ile kamuoyu ile paylaşacak.

Bu toplantı TÜBİSAD ve ekolay.net’in katkılarıyla gerçekleştirildiği için elimde sınırlı sayıda davetiye bulunuyor ve konuyla gerçekten ilgilenen ve sunulacak bilgilerden faydalanabilecek arkadaşlarla bu davetiyeleri paylaşmak istiyorum.

Davetiye almak isteyenler bana murkahraman[at]gmail.com adresinden ulaşabilirler.

Toplantı yeri ve programı şu şekilde:

Feriye Lokantası Hamdi Saver Toplantı Salonu
14 Haziran 2007 Perşembe saat: 09:00-11.30

Program:

09:00-10:00 Kahvaltı
10:00-10:10 Tuğrul Tekbulut, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı
10:10-10:20 Yalçın Sayın, ekolay.net Genel Müdürü
10:20-11:10 Prof.Dr. Yılmaz Esmer
11:10-11:30 Soru cevap bölümü



6 Haziran 2007 Çarşamba

On 13:38 by Murat Kahraman in , ,    No comments
Şu sıralar çok yoğun olduğum için blogları biraz geriden takip edebiliyorum. Google Reader'da biriken yazılara göz atarken Seth Godin'in şu yazı dikkatimi çekti. Gerçekten dikkate almak gerektiğini düşünüyorum.

Yazının Türkçe meali yaklaşık şu şekilde:

" Müşterileriniz sadece fiyatlarınızla ilgileniyormuş gibi görünüyorlarsa, bunun nedeni onlara ilgilenmeleri için başka birşey sunmamanız olabilir. "