dönüşüm oranı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dönüşüm oranı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ocak 2008 Çarşamba
On 22:14 by Murat Kahraman in dönüşüm oranı, e-ticaret, kayıt formları, kullanılabilirlik, murat kahraman No comments
Okuduğum bir makale üzerine şu sıralar yakından ilgilendiğim e-ticaret sitelerine farklı bir açıdan bakma fırsatı yakaladım.
Başarılı bir dönüşüm oranı yakalamanın en önemli unsurlarından biri üye kayıt sayfalarında bulunan formların kullanılabilirliği. Buradan yola çıkarak Türkiye’de 20 farklı e-ticaret sitesinin üye kayıt sayfalarını inceledim ve kayıt formlarında istenilen bilgiler ve bunların sitelerde bulunma oranları şu şekilde:
Eposta - 100%
Şifre - 100%
Ad Soyad - 95%
Şifre Doğrulama - 95%
Telefon - 85%
Doğum Tarihi - 80%
Cinsiyet - 70%
Bülten Kayıt Talebi - 55%
Adres - 40%
Kişisel Bilgiler (eğitim, ilgi alanları, vs) - 35%
TC Kimlik No - 30%
Kullanıcı Adı - 25%
Eposta Doğrulama - 20%
Şehir (adres istemeden) - 20%
Sitemizi Nereden Duydunuz - 15%
Güvenlik Sorusu - 10%
Koşullar - 5%
Medeni Hal - 5%
Captcha - 0%
Eposta ve şifre haricinde 20 sitenin hepsinde istenilen ortak bir bilgi yokken ad soyad ve şifre doğrulama alanlarından sonra en çok talep edilen bilgi telefon numarası. Ortalamaya bakarsak bir e-ticaret sitesine kayıt yaptırırken büyük çoğunluğu metin olarak 9 farklı form alanını doldurmak gerekiyor.
Özellikle ilk defa girilen bir sitede bu kadar çok bilgiyi paylaşmak, metni yazmak ve zaman harcamak çok sayıda müşterinin kayıt sayfasından çıkış yapmasına neden olacağı neredeyse kesin.
İlk kayıt sayfalarını olabildiğince kısa ve öz tutmak, istenilen bilgilerin gerekliliğini ve ne işe yarayacağını açık şekilde belirtmek, gerekirse bazı bilgileri kayıt sonrasında veya ilk sipariş sırasında talep etmek dönüşüm oranlarının artmasında faydalı olacaktır.
Başarılı bir dönüşüm oranı yakalamanın en önemli unsurlarından biri üye kayıt sayfalarında bulunan formların kullanılabilirliği. Buradan yola çıkarak Türkiye’de 20 farklı e-ticaret sitesinin üye kayıt sayfalarını inceledim ve kayıt formlarında istenilen bilgiler ve bunların sitelerde bulunma oranları şu şekilde:
Eposta - 100%
Şifre - 100%
Ad Soyad - 95%
Şifre Doğrulama - 95%
Telefon - 85%
Doğum Tarihi - 80%
Cinsiyet - 70%
Bülten Kayıt Talebi - 55%
Adres - 40%
Kişisel Bilgiler (eğitim, ilgi alanları, vs) - 35%
TC Kimlik No - 30%
Kullanıcı Adı - 25%
Eposta Doğrulama - 20%
Şehir (adres istemeden) - 20%
Sitemizi Nereden Duydunuz - 15%
Güvenlik Sorusu - 10%
Koşullar - 5%
Medeni Hal - 5%
Captcha - 0%
Eposta ve şifre haricinde 20 sitenin hepsinde istenilen ortak bir bilgi yokken ad soyad ve şifre doğrulama alanlarından sonra en çok talep edilen bilgi telefon numarası. Ortalamaya bakarsak bir e-ticaret sitesine kayıt yaptırırken büyük çoğunluğu metin olarak 9 farklı form alanını doldurmak gerekiyor.
Özellikle ilk defa girilen bir sitede bu kadar çok bilgiyi paylaşmak, metni yazmak ve zaman harcamak çok sayıda müşterinin kayıt sayfasından çıkış yapmasına neden olacağı neredeyse kesin.
İlk kayıt sayfalarını olabildiğince kısa ve öz tutmak, istenilen bilgilerin gerekliliğini ve ne işe yarayacağını açık şekilde belirtmek, gerekirse bazı bilgileri kayıt sonrasında veya ilk sipariş sırasında talep etmek dönüşüm oranlarının artmasında faydalı olacaktır.
25 Temmuz 2007 Çarşamba
On 21:37 by Murat Kahraman in dönüşüm oranı, murat kahraman, online pazarlama, trafik analiz No comments
Bir e-işiniz var ve daha fazla gelir elde etmeyi amaçlıyorsunuz. Gelirinizi arttırmak için neler yapabilirsiniz?
Birçok girişimcinin bu soruya cevabının sitesinin trafiğini arttırmak olacağına eminim. Eğer daha çok ziyaretçi, kullanıcı, müşteriniz olursa daha çok satış yapar daha çok kazanabilirsiniz.
Bu durumu bir örnekle inceleyelim. Kazak sattığınız bir e-ticaret siteniz var.
Her ay ortalama 10.000 kişi sitenizi ziyaret ediyor ve bu ziyaretçilere 200 kazak satıyorsunuz. Kazak başına kazancınız 20 YTL.
Bu noktada mevcut durumunuzu daha iyi anlayabilmek için bazı hesaplar yapalım:
TZ (Tekil Ziyaretçi)= 10.000
Dönüşüm= 200
Dönüşüm Oranı= (200/10.000) x %100= %2
Kazanç/Dönüşüm=20 YTL
Kazanç/TZ= 0,4 YTL

Bu verileri yorumlarsak; sitenize gelen her ziyaretçi size ortalama 0,4 YTL kazandırıyor.
Bu örnekte sitenizin trafiğini arttırarak toplam kazancınızı arttırmayı deneyelim.
3.000 YTL harcadığımız bir kampanya ile sitenize yeni 10.000 ziyaretçi kazandırdığınızı varsayalım.
TZ/Maliyet= 3.000/10.000= 0,3 YTL (Bu değer Kazanç/TZ değerinin üzerine çıkarsa kampanya zararla sonuçlanacaktır)
10.000 yeni ziyaretci gelirimizde 0,4x10.000= 4.000 YTL’lik bir artış sağlıyor. Bu artışın maliyeti ise 3.000 YTL olduğu için reel artışı 1.000 YTL olarak hesaplayabiliriz.
Ay sonunda toplam değerlerimiz şu şekilde gerçekleşmiş olacak:

Şimdi de yeni bir kampanyaya çıkmadan, sitemizin dönüşüm oranlarını arttırmak için çalışmalar yaptığımızı varsayalım. Kampanya için ayırdığımız bütçe olan 3.000 YTL ile site optimizasyonu yaparak dönüşüm oranımızı 2 katına çıkartalım:

Aynı miktarda gelir etmemize rağmen Kazanç/TZ oranımızı 0,5 YTL arttırmış olduk.
Bu optimizasyon çalışmasının bize asıl getirisini ise takip eden ayda ilk örnekte bahsettiğimiz kampanyayı gerçekleştirerek görebiliriz.
Optimizasyon yapmaksızın kampanyamızı 2 ay devam ettirirsek:

Optimizasyon sonrası kampanya yaparsak:

Bu örnekten kolayca görülebileceği üzere birçok girişimin trafiğini ve ziyaretçi sayısını arttırabilmek uğruna yüklendiği maliyetlerin bir kısmını dönüşüm oranını arttırmaya yönelik optimizasyonlara harcaması uzun vadede kendilerine çok daha faydalı olacaktır.
Not: Varsayımlarımı konudan uzaklaşmamak uğruna mümkün olduğunca basit tutmaya çalıştım, kullanıcı sadakati, tıklama kalitesi gibi birçok etkeni ana fikri değiştirmeyeceği için hesaplamalara katmadım.
Birçok girişimcinin bu soruya cevabının sitesinin trafiğini arttırmak olacağına eminim. Eğer daha çok ziyaretçi, kullanıcı, müşteriniz olursa daha çok satış yapar daha çok kazanabilirsiniz.
Bu durumu bir örnekle inceleyelim. Kazak sattığınız bir e-ticaret siteniz var.
Her ay ortalama 10.000 kişi sitenizi ziyaret ediyor ve bu ziyaretçilere 200 kazak satıyorsunuz. Kazak başına kazancınız 20 YTL.
Bu noktada mevcut durumunuzu daha iyi anlayabilmek için bazı hesaplar yapalım:
TZ (Tekil Ziyaretçi)= 10.000
Dönüşüm= 200
Dönüşüm Oranı= (200/10.000) x %100= %2
Kazanç/Dönüşüm=20 YTL
Kazanç/TZ= 0,4 YTL

Bu verileri yorumlarsak; sitenize gelen her ziyaretçi size ortalama 0,4 YTL kazandırıyor.
Bu örnekte sitenizin trafiğini arttırarak toplam kazancınızı arttırmayı deneyelim.
3.000 YTL harcadığımız bir kampanya ile sitenize yeni 10.000 ziyaretçi kazandırdığınızı varsayalım.
TZ/Maliyet= 3.000/10.000= 0,3 YTL (Bu değer Kazanç/TZ değerinin üzerine çıkarsa kampanya zararla sonuçlanacaktır)
10.000 yeni ziyaretci gelirimizde 0,4x10.000= 4.000 YTL’lik bir artış sağlıyor. Bu artışın maliyeti ise 3.000 YTL olduğu için reel artışı 1.000 YTL olarak hesaplayabiliriz.
Ay sonunda toplam değerlerimiz şu şekilde gerçekleşmiş olacak:

Şimdi de yeni bir kampanyaya çıkmadan, sitemizin dönüşüm oranlarını arttırmak için çalışmalar yaptığımızı varsayalım. Kampanya için ayırdığımız bütçe olan 3.000 YTL ile site optimizasyonu yaparak dönüşüm oranımızı 2 katına çıkartalım:

Aynı miktarda gelir etmemize rağmen Kazanç/TZ oranımızı 0,5 YTL arttırmış olduk.
Bu optimizasyon çalışmasının bize asıl getirisini ise takip eden ayda ilk örnekte bahsettiğimiz kampanyayı gerçekleştirerek görebiliriz.
Optimizasyon yapmaksızın kampanyamızı 2 ay devam ettirirsek:

Optimizasyon sonrası kampanya yaparsak:

Bu örnekten kolayca görülebileceği üzere birçok girişimin trafiğini ve ziyaretçi sayısını arttırabilmek uğruna yüklendiği maliyetlerin bir kısmını dönüşüm oranını arttırmaya yönelik optimizasyonlara harcaması uzun vadede kendilerine çok daha faydalı olacaktır.
Not: Varsayımlarımı konudan uzaklaşmamak uğruna mümkün olduğunca basit tutmaya çalıştım, kullanıcı sadakati, tıklama kalitesi gibi birçok etkeni ana fikri değiştirmeyeceği için hesaplamalara katmadım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Arama
Takip Et
Blog Arşivi
-
►
2014
(1)
- ► Eylül 2014 (1)
-
►
2013
(5)
- ► Mayıs 2013 (2)
- ► Nisan 2013 (2)
-
►
2012
(5)
- ► Eylül 2012 (1)
- ► Şubat 2012 (3)
-
►
2011
(8)
- ► Aralık 2011 (1)
- ► Kasım 2011 (3)
- ► Eylül 2011 (3)
-
►
2010
(6)
- ► Eylül 2010 (1)
- ► Mayıs 2010 (2)
- ► Şubat 2010 (1)
-
►
2009
(26)
- ► Aralık 2009 (1)
- ► Kasım 2009 (3)
- ► Eylül 2009 (2)
- ► Ağustos 2009 (1)
- ► Temmuz 2009 (6)
- ► Haziran 2009 (2)
- ► Nisan 2009 (2)
-
►
2008
(26)
- ► Aralık 2008 (2)
- ► Kasım 2008 (4)
- ► Ağustos 2008 (4)
- ► Haziran 2008 (3)
- ► Mayıs 2008 (2)
- ► Nisan 2008 (3)
- ► Şubat 2008 (2)
-
►
2007
(52)
- ► Aralık 2007 (4)
- ► Kasım 2007 (1)
- ► Eylül 2007 (3)
- ► Ağustos 2007 (4)
- ► Temmuz 2007 (7)
- ► Haziran 2007 (7)
- ► Mayıs 2007 (1)
- ► Nisan 2007 (4)
- ► Şubat 2007 (2)
-
►
2006
(13)
- ► Aralık 2006 (13)
En çok Okunanlar
-
Google kendi reklam ürünü Adwords 'ün temel özelliklerinin anlatıldığı bir video hazırlamış. Son derece basit ve anlaşılır şekilde birço...
-
Çıplak Sohbetler , Robert Scoble ve Shel Israel tarafından yazılmış, bloglar dünyasının şirket ve kurumlar yönünü inceleyen bir kitap. Micro...
-
Japon tasarım firması Information Architects , Tokyo metrosunun haritasından yola çıkarak internetin en başarılı 200 sitesini içeren bir web...
-
Geçen hafta organizasyon açısından oldukça zengin bir hafta oldu. Salı günü, yaz için verilen aradan sonra tekrar başlayan Mobile Monday İst...
Blogger tarafından desteklenmektedir.


